| yolun sonundaki ışığı görmek Dee için her zaman zor oldu. | Open Subtitles | كان من الصعب عليه دائماً أن يرى النور فى نهاية الطريق. |
| Çantada üstünü değiştirebilmen için kıyafetler, yolun sonundaki yat limanında da seni bekleyen bir tekne var. | Open Subtitles | حسنٌ هناك تغيير ملابس في الكيس وقارب ينتظرك على رصيف نهاية الطريق |
| Bazıları ise sadece yolun sonundaki eski ve korkunç ev der. | Open Subtitles | وبعض الناس تسميه بالمنزل المرعب في نهاية الطريق |
| Yasak olduğu halde yolun sonundaki mezarlığa saklandım. | Open Subtitles | هذا عير لائق لكنني اختبأت بمقبرة عند نهاية الطريق |
| yolun sonundaki parlak yıldız. | Open Subtitles | "نجم ساطع في نهاية طريق الاستنارة". ظننت هذا أيضا. |
| "yolun sonundaki parlayan yıldız." Bu olmalı. | Open Subtitles | "نجم ساطع في نهاية طريق الاستنارة." يجب أن تكون هي. |
| "Ve orada yolun sonundaki ışığı beklemek için duracaksın." | Open Subtitles | "وها أنت تقف فى نهاية الطريق تنتظر الضوء" |
| ARN yolun sonundaki Krallık | Open Subtitles | "أرن" مملكة في"نهاية الطريق" مبنية علي كتابات" جان جيليو" |
| yolun sonundaki fabrikaya. | Open Subtitles | المصنع في نهاية الطريق. |
| yolun sonundaki konuk evindeyiz. | Open Subtitles | في دار ضيافه عند نهاية الطريق |