| başka kimsesi olmadığı ve birine mektup yazmak zorunda olduğu için bana yazmıştı. | Open Subtitles | كتب لي لأنه ليس لديه أحد آخر و كان عليه أن يكتب لأحد |
| Ya da geri dönüp başka yere gidebilirler. O zaman onları trafikte kaybedebiliriz. | Open Subtitles | أو ربما يرجعوا و يذهبوا إلى مكانٍ آخر و نفقد أثرهم وسط الزحام |
| Kendisinden alınan birşeyi geri almak için, başka bir hapiskuşunu silkelemeye ne gerekir? | Open Subtitles | ما الذي يجب يكلفه الضغط على سجين آخر و استرداد شيء أخذه منك |
| Bir haylazlık daha yaparsan, askeri mahkemenin önüne çıkarırım seni. | Open Subtitles | تصرف طائش آخر , و سأحضرك موجوداً إلى المحاكمة العسكرية |
| Kendisinden alınan birşeyi geri almak için, başka bir hapiskuşunu silkelemeye ne gerekir? | Open Subtitles | ما الذي يجب يكلفه الضغط على سجين آخر و استرداد شيء أخذه منك |
| Doktor psikolojik olduğunu söylemişti ama Alfie'ye başka bir erkek evlat verememiştim ve erkek çocuğu olmasını çok istiyordu. | Open Subtitles | اعني, الطبيب قال ان الحاجز نفسي ..لكن لم استطع اعطاء الفي طفل آخر و هو كان يتوق الى ولد |
| Bende başka bir şekilde girerim açana kadar kapını yumruklarım. | Open Subtitles | حسنا سأجد طريقا آخر و اطرق على بابك حتى تفتح |
| Bu konuyu başka zaman konuşsak da yıl dönümümüzün tadını çıkarsak olmaz mı? | Open Subtitles | أيمكننا أن نتكلم عن هذا في وقت آخر و نستمتع بعشاء ذكرى علاقتنا؟ |
| başka bir mevzuya gelecek olursak; yanlış bir hareket olduğunu düşünmeme rağmen... | Open Subtitles | شيء آخر و ضد حكمي الصحيح، قررت أن أعطيكِ الأموال التي طلبتيها. |
| başka hiçbir şeyin önemi yok. Kaçıp gidebiliriz. | Open Subtitles | لا يهم شىء آخر و لكننا نستطيع الهروب بعيدا |
| Her türlü ruhtan ve umuttan ve inançtan arındırılmak üzere, sadece başka bir ırk ve dinden oldukları için. | Open Subtitles | و يتم تجريدهم من روحهم و أملهم و إيمانهم فقط لأنهم من جنس آخر و عقيده أخرى |
| Çünkü biliyorsun, benden sonra başka bir Rahip gelecek ve başkası ve başkası. | Open Subtitles | لأنك تعرف أن سيأتي قس آخر و آخر و آخر و آخر |
| - başka çareleri yok. Biliyorsun. ve onlar da biliyor. | Open Subtitles | لا يستطيعون فعل شيئا آخر و انتي تعرفي ذلك وهم يعرفون |
| başka bir şey istiyorsan, ona ulaşmak için ne yapman gerektiğini düşünmeye başlamalısın. | Open Subtitles | ، أنت تريدُ شيئاً آخر و بدأت تفكر في طريقة الحصول عليه |
| Herkesin, aşırı telaşlı olduğumu, düşündüğünü biliyorum efendim ama alanda, bir başka yüzey keşfi daha yapılmasını istiyorum.. | Open Subtitles | أنا اعلم أن الجميع يظن أنني أبالغ في القلق ولكن أود أن تأمر آخر و لكنني أود أن أطلب استطلاعا آخر |
| Siz onu ancak zaman zaman görüyorsunuz. Raporları okuyorsunuz ve bu böyle devam ediyor. | TED | و أنتم فقط كنتم تزورونه من وقت إلى آخر. و كنتم تقرؤن التقارير وهكذا. |
| Adam: Biryandan obur yana ve biraz yukari assagi hareket etmeye basladi, botun uzerindeymis gibi. | TED | الرجل: لقد بدأ الجسر بالتمايل من جانب إلى آخر و قليلا من الأعلى إلى الأسفل، كما لو كنا فوق قارب. |
| Biliyorum hepimizden yaşlı olmak senin için zor olmalı, ama diğer şeyleri bırakıp sadece tıpa odaklanırsan bunun senin için çok daha iyi olacağını düşünüyorum. | Open Subtitles | , اعرف انه من الصعب كونك أكبر سناً من الآخرين لكنني أظن أنك ستتقدم أكثر لو أنك تركت كل شئ آخر و ركزت على الطب |
| Bir proje daha göstereceğim. Bu biraz çılgınca. | TED | حسنًا، سأشارككم مشروع آخر. و هو مجنون قليلًا. |