| Hayır, Kulaklarım gerçekten yanıyor. İçini görmek için bir kulak çöpü yaktım. | Open Subtitles | لا، آذاني تحترق بالفعل لأني أردت رؤية مابداخلها، لذا أضأت كيوتيب |
| Dediklerinin tek kelimesini anlamadım, Kulaklarım çok kötü çınlıyordu. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع سماع اي كلمة آذاني كانت تدق بشدة |
| Ve o şey her ne ise çok kötü olmalı, çünkü beni çok fena incitti. | Open Subtitles | مهما كان ما قاله, أنه سيئ لأنه آذاني كالجحيم |
| - Bırakın gitsin. Simba beni son kez incitti. | Open Subtitles | إتركه يذهب سيمبا آذاني للمرة الأخيرة |
| Baba, koşmayı sevmiyorum. Kıç loblarımın birbirine vurunca çıkardığı ses kulaklarımı acıtıyor. | Open Subtitles | و رفع الأثقال المثلثية أبي، لا أحب الركض، صوت أفخاذي يؤذي آذاني |
| Çok canımı yaktı onu durdurmak için birşeyler söylemek zorundaydım. | Open Subtitles | أعني ، لقد آذاني للغاية لكن عليّ أن أعطيه شيئاً حتى يتوقف ، لذلك |
| Eğer her gün müzik dinlemezsem, Kulaklarım paslanır. | Open Subtitles | اذا لم أسمع الموسيقى" "يومياً آذاني تصبح غريبة |
| Evet, Kulaklarım hala çınlıyor tabii. | Open Subtitles | نعم. آذاني ما زالَتْ تَدْقُّ، مع ذلك. |
| Kulaklarım senin ağzından çıkanlara inanmayacak kadar akıllılar. | Open Subtitles | هذا ما تنطقين به، لكن آذاني ذكية لتصدقه |
| Kulaklarım acımaya başladı. | Open Subtitles | - لكن انتظر حتى ترى مالذي سيحدث ً. - آذاني تؤلماني. |
| Evlat, Kulaklarım var benim. kulaklarımın da kulakları var. | Open Subtitles | يا فتى، أنا لديّ آذان و آذاني لها آذان |
| Kulaklarım garipmiş. | Open Subtitles | يقولون آذاني تبدو مضحكة |
| Bana bir şeyler yaptırdı. İncitti. Senin yüzünden. | Open Subtitles | -جعلني أقوم بأشياء رغماً عني، لقد آذاني بسببك |
| Beni incitti anne! | Open Subtitles | لقد آذاني يا أمي.. |
| Beni gerçekten incitti. | Open Subtitles | لقد آذاني كثيراً |
| Bu beni de çok incitti. | Open Subtitles | ولقد آذاني انه لَيسَ عيبَكَ |
| kulaklarımı kapatıp, dizlerimle mi sürmemi istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريدني ان أغطي آذاني وأن أقودَ بركبتيّ؟ |
| Söylersen bir daha asla kulaklarımı yıkamam. | Open Subtitles | أفعلي, وأنا لن أغسل آذاني ثانية. |
| Karım Marcy benimle konuştuğunda kelimelerin o katıksız sesi kulaklarımı kanatıyor. | Open Subtitles | زوجتي، (مارسي)، عندما تتحدث لي مجرد قيمة الكلمات، تجعل آذاني تنزف |
| Onu bu derece yıkılmış görmek çok canımı yaktı. | Open Subtitles | أن هذا الأمر قد آذاني بشدة بأن أراها مجروحة |
| Kulaklarıma hançer gibi saplanıyor bu sözler! Ne olu sevgili Hamlet. | Open Subtitles | هذه الكلمات تحفر آذاني توقف يا هملت |
| Bu iki kelime kulaklarımda çınlamaya devam ediyor. | Open Subtitles | هاتان الكلمتان تترددان في آذاني علي الدوام |
| kulaklarımın bana yakışmadığını görmüş müydünüz ? | Open Subtitles | أنت تعرف ان حلقات آذاني لم تكن مناسبة لي؟ |