| Acme Şirketinde kağıt satıyorum, ve bugün 1500 top kağıt sattım. | Open Subtitles | أنا أبيع الورق في شركة آكمي المحدودة واليوم بعتُ 1500 حزمة |
| Kapıda yazdığına göre burası bir kağıt firması, ama kim bir kağıt firmasının adını Acme Limited koyar ki? | Open Subtitles | الباب يقول أنها شركة أوراق، لكن من يطلق إسم آكمي ليميتيد على شركة أوراق؟ |
| O zamana kadar bu masada oturacaksın telefonlara cevap verip "Acme" kağıtlarını satacaksın. | Open Subtitles | لكن حتى يحين الوقت، ستظلين في هذا المكتب تجيبين هذا الهاتف، وتبيعين ورق شركة آكمي |
| "Acme" şirketine işe gelirsin. | Open Subtitles | ستأتي للعمل في شركة آكمي المحدودة |
| Pek sık olmamakla birlikte çaldığı zaman en arkadaş canlısı sesinle "Acme Şirketi" diyorsun ve arayan şanslı kişiye kağıt satmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | ولكن إذا رنّ قولي "شركة آكمي المحدودة" بصوت بشوش ثم باشري ببيع الورق للمتصل المحظوظ |
| Acme şirketindeki işine gelirsin. | Open Subtitles | ستأتي للعمل في شركة آكمي المحدودة |
| Biz Acme'den geliyoruz. | Open Subtitles | نحن من مستأجر " آكمي " للترفيه |
| Anlaştık. Acme Şirketi. | Open Subtitles | مفهوم شركة آكمي المحدودة |
| Acme salonunda hayatımda ilk kez vurulmuştum.. | Open Subtitles | "كانت في حانة "آكمي |