| İşte başka bir zaman makinesi daha, birşeyi roketlerden daha fazla hızlandırıyor. | Open Subtitles | هذه آلة زمنيّة أُخرى و تُسرّع الأشياء أكثر حتى من السُفن الفضائيّة |
| Kuantum çekimi bilmecesini çözdükten sonra, çalışan bir zaman makinesi yapabiliriz. | Open Subtitles | ،بعد حل لُغز جاذبيّة الكمّ نبنى آلة زمنيّة شغّالة |
| zaman makinesi için gerekli olan teknolojinin çok çok uzağındayız, başarı umudu bir fısıltı kadar bile değil bir amipin uzay yolculuğu yapabilme kapasitesi kadar, çünkü teknolojimiz çok cılız. | Open Subtitles | التكنولوچيا التى ستكون مطلوبة لصُنع آلة زمنيّة التى تتمتّع ببصيص أمل للنجاح تتخطّى قٌدراتنا اليوم |
| Gerçek bir zaman makinesi yok diyorum sadece. | Open Subtitles | لا توجد هناك آلة زمنيّة حقيقيّة، هذا ما أحاول قوله. |
| Yani eğer 3000 yılında kozmik düzenin hareket ettirilmesi ile bir zaman makinesi icat edilirse uzay ve zamanı bükerek 3000 yılında bir zaman döngüsü yaratılabilir. | Open Subtitles | .مولّدين أول حلقة عبر الزمن حين تبتكِر آلة زمنيّة بتحريك الخيوط الكونيّة فى العام 3000 حين تبتكِر آلة زمنيّة بتحريك الخيوط الكونيّة فى العام 3000 |
| - Gidip zaman makinesi çalalım. | Open Subtitles | دعونا نذهب لسرقة آلة زمنيّة. |
| - O zaman makinesi benim olacak. | Open Subtitles | -سوف أسرق آلة زمنيّة . |