| Sen bana daktilo filmi almıştın, bana çok şans getirdi. | Open Subtitles | أنتِ قد أشتريتي لي شريط آلة كاتبة و جلب الحظ. |
| Sen bana daktilo filmi almıştın, bana çok şans getirdi. | Open Subtitles | أنتِ قد أشتريتي لي شريط آلة كاتبة و جلب الحظ |
| daktilo satın aldım ve steno konusunda postayla eğitim aldım. | Open Subtitles | لقد إشتريتُ آلة كاتبة ولقد أخذتُ دورة بالبريد في الإختزال |
| daktilonun başına maymun oturmuş gibi. 103 defter dolusu zırva. | Open Subtitles | كما لو كان قرداً وضعوه أمام آلة كاتبة كتب 103 مذكرة مليئة بالتفاهات |
| Yani sizin de bir Daktilonuz yok. | Open Subtitles | إذا أنتِ لا تملكين آلة كاتبة خاصة بك |
| Ve bu yüzden ona dünyanın her yerindeki yeğenlerine emirlerini eposta yoluyla iletebilmesi için altın bir daktilo yaptım. | TED | وبالتالي صنعت له آلة كاتبة ذهبية من خلالها يمكنه أن يوزع أوامره على أبناء وبنات اخوانه حول العالم كرسالة إلكترونية. |
| Evet,12 maymuna bir haftalığına daktilo verdiler, ve bu bir hafta sonunda, daktiloyu sadece tuvalet olarak kullanmışlardı. | TED | نعم، أعطوا 12 قردا آلة كاتبة لأسبوع، وبعد أسبوع، استعملوها فقط كمرحاض. |
| 12 yaşında "Devil Girl From Mars" adındaki yapmacık bir bilim kurgu filmini izledikten sonra annesine bir daktilo için yalvardı. | TED | بسن ال12 ترجّت أمها أن تشتري لها آلة كاتبة بعد مشاهدتها لفلم خيالٍ علميّ مبالغ بأحداثه يُدعى "ديفل غيرل فروم مارس". |
| Taşınabilir bir daktilo almayı düşünüyorum. | Open Subtitles | و ظننت أن بإمكانى التقاط آلة كاتبة محمولة |
| Ben de kasabaya indim. Bir daktilo aldım. | Open Subtitles | لذا فقد ذهبت إلى البلدة وإشتريت آلة كاتبة وورق للطباعة |
| Evde daktilo olmayınca kendimi güvende hissedemiyorum. | Open Subtitles | لا أشعر بالأمان بعدم وجود آلة كاتبة في المنزل |
| Sana, yazdıklarını beğendiğinde iki çeşit alkollü sıvı akıtabilen yeni bir daktilo getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرت لك آلة كاتبة جديدة والتي تقوم بإصدار نوعين من السموم عندما يعجبها ما تكتبه |
| Bu daktilo gibidir. Burada harfler var. | Open Subtitles | هذه مثل لوحة مفاتيح آلة كاتبة الحروف هنا |
| Eski bir dostum benden daktilo bulmamı rica etmişti. | Open Subtitles | صديق قديم طلب منّي أن أبحث له عن آلة كاتبة |
| Bu yüzden ister eski bir Model t ister daktilo şeridi isterse iş bulmak için Şikago'ya gitmek olsun bunun bizi yenmesine izin veremeyiz tatlım. | Open Subtitles | و بالتالي سواء تكون سيارة قديمة موديل تي أو شريط آلة كاتبة أو الذهاب إلى شيكاغو لإيجاد عمل |
| daktilonun başına maymun oturmuş gibi. 103 defter dolusu zırva. | Open Subtitles | كما لو كان قرداً وضعوه أمام آلة كاتبة كتب 103 مذكرة مليئة بالتفاهات |
| Bir maymunu daktilonun başına oturtup sonsuza kadar yazmasını sağlarsanız, eninde sonunda hatta kesinlikle, Hamlet'in tamamını tuşlara rastgele basarak kelimesi kelimesine yazabilir. | Open Subtitles | لو وضعت قرداً على آلة كاتبة و تركته يضرب عليها للأبد ففي النهاية و بشكل شبه مؤكد سوف يكتب بشكل عشوائي مسرحية هاملت كاملة كلمة بكلمة |
| Daktilonuz var mı? | Open Subtitles | هل لديكِ "آلة كاتبة"؟ |
| Bütün bir pastayı tercih ederdim. daktilom zaten var. | Open Subtitles | كنت أفضل الحلوى فلدي بالفعل آلة كاتبة |
| Kolorduya giden bir kâtiptim. | Open Subtitles | انا كاتب "آلة كاتبة". |
| Angela, yeni bir filme, yeni bir projektöre ve yeni bir daktiloya ihtiyacımız var. | Open Subtitles | أنجيلا نحتاج إلى فيلم جديد أداة تسليط صور على الشاشة جديدة آلة كاتبة جديدة |
| Bilmiyor musunuz? Hitler'in daktilosu. | Open Subtitles | آلة كاتبة لهتلر. |
| Benim yazarım onu daktilolu maymuna çevirecek... | Open Subtitles | مؤلفي سوف يجعل من مؤلفه يبدو مثل قرد مع آلة كاتبة أو ربما |
| Son kullandığım daktilomun kalıntıları. | Open Subtitles | هذه بقايا آخر آلة كاتبة |