| Umarım bu genç zihinlerinizin gelişmesi için bir işe yaramıştır. | Open Subtitles | آمل أن ذلك فعل شيئاً لتوسيع عقولكم الشابة. |
| Umarım ikisi de hala sağlamdırlar. | Open Subtitles | رباه ، آمل أن ذلك لا يعني ذلك بأن كلاهما فاقدا الوعي |
| Umarım bu adamlarımın kaybının neden giderilmesi gerektiğini açıkça göstermiştir. | Open Subtitles | على أية حال، آمل أن ذلك وضح الأمور ويوضح لمَ من العدل أن يتم تعويض رجالي عن آخر غنائمهم. |
| Umarım bu genç kızın vajinası benimki kadar büyük değildir. | Open Subtitles | فقط آمل أن ذلك مهبل السيّدة الجميلة ليس بحجم نصف مهبلي. |
| Umarım biz bitirmeden bana asılmaya hazırlanıyorsundur. | Open Subtitles | آمل أن ذلك يعني أنك ستحاول التقرب مني قبل أن ننتهي |
| Ama Umarım bu bir kişi olarak kullanılmamıştır. | Open Subtitles | لكنّي آمل أن ذلك لم يكن شخصاً من قبل |
| Ne dediğin hakkında hiç bir fikrim yok, ama Umarım acıtmıştır. | Open Subtitles | -أجهل كليًا عما تتكلمين . آمل أن ذلك أوجعك. |
| Umarım şu mankafalı antrenör sana hak ettiğin zamanı veriyordur. | Open Subtitles | آمل أن ذلك المدرب الغبي يمنحك{\pos(190,230)} وقت اللعب الذي تستحقه |
| Umarım senin için çok acı verici olmamıştır. | Open Subtitles | آمل أن ذلك لم يكن صعبًا عليك. |
| Umarım kuşkularınızı yatıştırır. | Open Subtitles | آمل أن ذلك يهدئ من شكوك |
| Umarım seni korkutmamıştır. Maggie, artık büyüdün. | Open Subtitles | آمل أن ذلك لم يرعبك، (ماغي)، أنت ناضجة الآن |
| Ama Umarım bu gerekli olmaz. | Open Subtitles | لكني آمل أن ذلك ليس ضروريا |
| Umarım acımıştır. | Open Subtitles | آمل أن ذلك يؤلم |
| Biliyorum. Umarım onu üzmemişimdir. | Open Subtitles | آمل أن ذلك لم يزعجه |
| Umarım bu doğru değildir. | Open Subtitles | آمل أن ذلك ليس واقعيا |
| Evet, Umarım o gün, bugündür. | Open Subtitles | آمل أن ذلك اليوم آن أوانه |
| Umarım aradığın budur. | Open Subtitles | آمل أن ذلك ما تريده |
| - Umarım sorun olmaz. | Open Subtitles | آمل أن ذلك لا يزعجك |
| - Umarım bu teklifin ciddidir. | Open Subtitles | آمل أن ذلك عرض حقيقي |
| Umarım işe yarar. | Open Subtitles | آمل أن ذلك يعمل |