| Zekasını boşver onu ait olduğu yere gönderme vakti geldi. | Open Subtitles | دعي الذكاء جانباً، آن أوان إعادته إلى حيث ينتمي. |
| Zekasını boşverin onu ait olduğu yere gönderme vakti geldi. | Open Subtitles | دعي الذكاء جانباً، آن أوان إعادته إلى حيث ينتمي. |
| Şu yükü omuzlarından almanın vakti geldi. - Hayır. | Open Subtitles | آن أوان نفض ذلك العبئ عن كاهلكَ. |
| Dört Diyar'ın artık bir kadın Seçilmiş'i olmasının zamanı geldi. | Open Subtitles | آن أوان أن تُرزق الأراضي الأربعُ صَفِيّةً أنثى. |
| Yeni bir şeylere başlama zamanı geldi. Bir departmanın başındaki kişi olmak istiyorum. | Open Subtitles | آن أوان بدء شيء جديد أريد أن أكون رئيسة قسم |
| Bıraktığın ilk izlenim harikaydı. Yeni bir araba almanın vakti gelmiş olabilir, dostum. | Open Subtitles | إنطباع أوليّ رائع، ربّما آن أوان شراء سيّارة جديدة يا صاح. |
| Senin de masaya bir şey koyma vaktin geldi. Biz teklifimizi yaptık. | Open Subtitles | آن أوان إتخاذ قرار بشأن عرضنا. |
| Yönetici olan kişi önemsemiyorsa belki değişiklik vakti gelmiştir. | Open Subtitles | و إن كان المسئول لا يهتمّ بذلك، فربّما آن أوان التغيير |
| Çocuklar, uyanma vakti geldi. | Open Subtitles | هيّا يا رفيقاتي، آن أوان الاستيقاظ. |
| Kurt adam ordumuzu kullanmamızın vakti geldi. | Open Subtitles | "آن أوان الاستعانة بجيش المذؤوبين لدينا" |
| Komuta merkezine geri dönme vakti geldi. | Open Subtitles | آن أوان العودة إلى مركز القيادة |
| İşin ceremesini çekmenin vakti geldi. | Open Subtitles | آن أوان العاقبة |
| Nokta. Gitme vakti geldi, göt herif. | Open Subtitles | آن أوان الرحيل يا معتوه. |
| Pekala! Gyro-sama'yı arama vakti geldi! | Open Subtitles | حسنٌ، آن أوان الذهاب والبحث عن مولانا (جايرو)! |
| Hazırlıklı olun. Sahip olduklarımızı savunmanın zamanı geldi. | Open Subtitles | استعدّوا، آن أوان دفاعنا عمّا يخصّنا. |
| Çentik olayını geçme zamanı geldi. | Open Subtitles | لكن آن أوان لزيادة الأمور إثارة |
| Kötü adamları alt etme zamanı geldi. Domuz'un silahını al. | Open Subtitles | "آن أوان إسقاط الأشرار أحتاج لمسدّس (خنزير)" |
| Odaklanma noktamızı değiştirme zamanı geldi. | Open Subtitles | آن أوان تبديل تركيزنا |
| Perdeyi kaldırmanın zamanı geldi. | Open Subtitles | آن أوان إسقاط الحائل |
| - Evet. Sargını değiştirme vakti gelmiş. Ayrıca biraz diş macunundan almam lazım. | Open Subtitles | آن أوان تبديل ضمادتك، وأحتاج لاستعارة بعض من معجون الأسنان. |
| Bana hizmet etme vaktin geldi. | Open Subtitles | آن أوان خدمتكِ ليّ |
| Belki de intikamdan vazgeçip yoluna devam etmenin vakti gelmiştir. | Open Subtitles | ربّما آن أوان التخلّي عن الانتقام والمضيّ بحياتك |
| Vade doldu. Faiz bindiriliyor. | Open Subtitles | آن أوان إضافة فائدة. |