| Sev ve arkana bakma. Bir kere bile pişman olmadım. | Open Subtitles | أحببهن و لاتنظر للخلف لم أأسف أبدا على ذلك |
| Tatlım, balayımı sana verdiğim için gerçekten pişman olmaya başlıyorum. | Open Subtitles | عزيزتي , بدأت أأسف على اعطاءك رحلة شهر العسل الخاص بي |
| En başta Kardeşlik'e katıldığın için üzgün müsün? | Open Subtitles | أأسف على أنّك انضممت للأخويّة يومًا؟ |
| Beni de bu işe soktuğun için üzgün müsün? | Open Subtitles | أأسف على أنّك أدخلتني فيها؟ |
| Bunu duyduğuma üzüldüm, bugünlerde trafik berbat. | Open Subtitles | .أأسف لسماعِ ذلك .الإزدحام شديد في هذه الأيام |
| - Bir daha o kelimeyi kullanma. - Geçmişinden utanmamalısın. - Tek bir şeye pişmanım. | Open Subtitles | الرجل لا يجب أن ياسف على ماضيه أنا فقط أأسف على شيىء واحد |
| Ara verdiğimiz için kusura bakmayın. Sanat icraatına devam edebiliriz. | Open Subtitles | أأسف على المقاطعه , ايها الناس سنعود مره اخرى للفن |
| Hayatımda, pek çok korkunç şey yaptım, ama sen beni affettin çünkü onlardan ne kadar pişman olduğumu biliyordun. | Open Subtitles | لقد فعلت أشياءاً فظيعة جداً , في حياتي .. ولكنكِ سامحتيني لأنكِ عرفتِ كم كنت أأسف على ذلك |
| Hey... Ağzınızı açtığım için beni pişman etmeyin. Tamam mı güzel kız? | Open Subtitles | لا تجعليني أأسف أني نزعت الكمامة موافقة، آيتها الجميلة ؟ |
| pişman olduğum şey ise sahtekârlığının işaretlerini gördüğümde, ihanetini hissettiğimde, bunu görmezden gelmeyi seçmemdir. | Open Subtitles | ما أأسف عليه هو عندما رأيت أدلّة حول إزدواجيتها ... عندما شعرت بخيانتها إخترت تجاهل ذلك |
| Hiçbir şeyden pişman olmadım. | Open Subtitles | ولا أأسف على شيء |
| Onunla evlendiğime pişman değilim. | Open Subtitles | أنا لم أأسف على الزواج منها |
| Karımı siktiğin için üzgün müsün? | Open Subtitles | أأسف على أنّك طارحت زوجتي! ؟ |
| Kardeşini kaybettiğine üzüldüm. Öldüğü için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أأسف لأنك فقدت أخاك و آسف لأنه مات |
| İsveçliler teorinizin tersini kanıtladığı için üzüldüm. | Open Subtitles | أأسف لإثبات السويديون خطأ نظريتك |
| Tahmin ettiğinden bile çok üzüldüm. | Open Subtitles | وهو أمرٌ أأسف عليه أكثر ممّا تتصوّرين |
| Gerçekten böyle aşırı önlemlere başvurmaktan dolayı pişmanım. | Open Subtitles | إنني أأسف حقا على اللجوء إلى هذه التدابير المتطرفة. |
| Leonard, Penny, bilmenizi istiyorum ki size karşı sergilediğim bu davranıştan pişmanım. Yalan söyledim. | Open Subtitles | "لينارد"، "بيني" أريدكم أن تعلموا فقط أني أأسف لأفعالي تجاهكم، هذه كذبة |
| kusura bakmayın geciktim. Geciktin mi? | Open Subtitles | ها انا قد وصلت أأسف على التأخير |
| Keyifsiz görünüyorsam kusura bakmayın. Kız arkadaşım Kara dün akşam benden ayrıldı. | Open Subtitles | أأسف ان كنت أبدو مُحبطاً فصديقتي "كارا" انفصلت عني الليلة الماضية |
| Böldüğüm için kusura bakmayın. | Open Subtitles | أأسف للمقاطعة |