| Bundan bir çıkarım yaparsanız şu olsun: eğer küçük çocuklarınız varsa onları YouTube'dan uzak tutun. | TED | والدرس المستفاد من هذه الفيديوهات، هو لو أن لديك أطفالا صغارا، أبعدهم عن اليوتيوب بحق الجحيم. |
| Gürültücü olup olmadığımı ve parti yapıp yapmadığımı... ve saat yedi de onları kitaplarından uzak tutar mıyım tutmaz mıyım diye bilmek istediler. | Open Subtitles | أرادوا فقط معرفة إن كنت سأكون صاخبة و سأقيم الحفلات و أبعدهم عن ركنهم مع كتبهم عند السابعة مساءً |
| Onun suratından uzak tut. | Open Subtitles | فقط أبعدهم عن وجهها |
| Onları kutudan uzak tut. | Open Subtitles | أبعدهم عن الصندوق. |
| Kımılda. Onları uzak tut. | Open Subtitles | أبعدهم عن الطريق |
| Roket Gamora Milano'ya ulaşana dek şunları ondan uzak tut. | Open Subtitles | (روكيت)، أبعدهم عن (جامورا) حتّى تصل إلى "الميلانو" |
| Mültecilerden uzak tutun. | Open Subtitles | أبعدهم عن أولئك اللاجئين! |
| Mültecilerden uzak tutun. | Open Subtitles | أبعدهم عن أولئك اللاجئين! |