| Paranı zaten aldığına göre, unutalım gitsin. | Open Subtitles | بما أنك أخذت أجرك فعلا ً هل تمانع بأن تنسى هذا الأمر؟ |
| Kızlarından biri hastalanırsa eğer evde olacaksın ve ben Paranı ödeyeceğim. | Open Subtitles | حسناً، إن مرضت إحدى بناتك تبقين في المنزل و أدفع لكِ أجرك على أي حال |
| O zaman, casusluğun için aldığın Ücretin azalacağını farz edebilir miyim? | Open Subtitles | اذا أفترض أن أجرك لقاء تجسسك لصالحى سينخفض؟ |
| Eğer hedefi teşhis etmezlerse, ödeme yapmazlar. | Open Subtitles | لو لم يستطيعوا التعرف على العميل لن تحصلي على أجرك أبداً |
| ücretinin %30'una razı ol ve deneme sürecini kabul et. | Open Subtitles | ثلاثون بالمائة من أجرك المعتاد وستعمل معي.. تحت المراقبة الدقيقة |
| Adam canlıyken maaşlarımızı almakta zorlanıyorsak maaşını bir de ölü bir kraldan almayı düşünsene. | Open Subtitles | إن كنت تظن أن من العسير الحصول على الأجر بينما كان حيّا، فحاول استلام أجرك من ملكٍ ميت |
| ücretiniz 100,000 pound olacak. | Open Subtitles | أجرك سوف يكون حوالى 100 الف |
| Kızlarından biri hastalanırsa evde kalırsın, Paranı yine de veririm. | Open Subtitles | حسناً، إن مرضت إحدى بناتك تبقين في المنزل و أدفع لكِ أجرك على أي حال |
| Paranı istiyorsan, ondan iste. | Open Subtitles | إذا كنتى تريدى إستعادة المال إطلبى منه أجرك |
| Bu çocuğa bir zarar gelirse Paranı alamazsın. | Open Subtitles | لو أصاب هذه الطفلة أي مكروه، لن تتقاضى أجرك. |
| Rocky, şimdi Ücretin 150 bin dolar olacak. | Open Subtitles | روكى سوف يكون أجرك الدفوع 150000 دولار |
| Eğer bunu yaparsan, son aldığının Ücretin iki katını vereceğim. | Open Subtitles | لو نجحت فى ذلك سوف أضاعف لك أجرك |
| Aklındaki kötü düşüncelerden kendini arındırabilirsin. Ücretin. | Open Subtitles | تستطيع توزيعه على غير السعداء هذا أجرك. |
| Saatine göre ödeme yapmadığımı anlıyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت تتفهمين انني لن أدفع أجرك بالساعة ، أليس كذلك؟ |
| Sen, esmer oğlan, ...sana çene çalasın diye ödeme yapmıyorum. | Open Subtitles | أيّها الشرقيّ لا أدفع لك أجرك للأحاديث الجانبيّة، والآن، خذ هذا الكعك المحلّى البائت وارمه |
| Hepsinin boşa gitmesi yazık oldu. - ücretinin yarısı hesabına aktarıldı. | Open Subtitles | مؤسف جدًّا أن عرضك راح سدىً، تم تحويل نصف أجرك لحسابك. |
| ücretinin iki katını ödedi. | Open Subtitles | هو عميل كبير ولقد عرض دفع ضعف أجرك الأساسي. |
| Sorun para ise, maaşını alana kadar ben sana ısmarlarım. | Open Subtitles | فى الحقيقة يجب أن أعود إذا كان هو المال ، لاتقلق أنا سأساعد حتى تحصل على أجرك |
| Saatini doldurur maaşını alırsın sonra da eve gider herkese ne farklar yarattığını anlatırsın. | Open Subtitles | أنتى تمارسى عملك فى وقت معين وتتقاضى أجرك وتعودى إلى المنزل وتخبرى الجميع بما حققتيه من أختلاف |
| Dinleyin, Bay Marlowe, ücretiniz hakkında konuşmadık. Evet. | Open Subtitles | -إسمع، سيّد (مارلو)، لم نتكلّم بشأن أجرك |
| Klinik'te de çalışmak istemezsen evine git. Fakat maaş alamazsın. | Open Subtitles | إن لم تود ذلك عد لبيتك و لا تتقاضى أجرك |
| Her şeye rağmen o savaş robotlarının ücretini alacağın paradan kesilecek. | Open Subtitles | بعيداً عن ذكر ذلك تكلفة تلك المقاتلات الآلية سيخصم من أجرك |
| O zaman ücretinizi arttırın. Dengeyi bozmayın. | Open Subtitles | ارفع أجرك للعناية بهؤلاء إذن لا تحدث خللاً في التوازن الآخر اللعين |
| İş bitince ücret alırsın! | Open Subtitles | ستحصل على أجرك كاملاً عندما تنهي المهمة |
| Biz dışarda kellemizi tehlikeye atarken emekliliğini sağlama alacaksın. | Open Subtitles | في حين أنّنا نخرج ونغامر بأنفسنا، تقبض أنت أجرك |