| Evet, birbirimizi tanımamamız en iyisi. | Open Subtitles | أجل , أنه من الأفـضل أن لا نعرف بعضاً البعض |
| Evet, erken belirtileri... görmezden gelmenin hata olduğunu. | Open Subtitles | أجل , أنه من الخطأ تجاهل العلامات الاولية |
| - Evet, bu bir ipucu. Eğer yılbaşı için bana ne alacağını merak ediyorsan, çoraba ihtiyacım var. | Open Subtitles | أجل ,أنه تلميح ,أنك لم تعرف ماذا تجلب لى فى ىالكريسماس |
| Evet, insanların orada hayatta kalmalarını sağlamaya yardım etmek için bir yükümlülük hissettiğini söyledi. | Open Subtitles | أجل , أنه يقول أنه يشعر بالألتزام العام ليساعد الناس للبقاء هناك |
| Evet, normalde herkesin kadın olması gerekiyor ama birkaç tane 19. yüzyıl kadın romanlarıyla ilgilendiğini iddia eden entelektüel erkek de var. | Open Subtitles | أجل , أنه من المفترض ان يكون للنساء ولكن كان هناك بعض الشباب الذين يثيرون الجدل الذين توقفوا هنا |
| Evet, bunu kutlamak için parti veriyoruz, değil mi? | Open Subtitles | أجل , أنه من الغريب أن نحتفل , أليس كذلك؟ |
| - Evet, Pawnee'nin bağlı olduğu bölge. | Open Subtitles | أجل , أنه أسم مقاطعه موجود في مدينة باوني |
| Evet, birlikteyiz. | Open Subtitles | أجل , أنه كشئ , كأنه يحدث في مرحلة جميلة |
| Evet. Bu ne hakkında? Başı... | Open Subtitles | أجل , أنه هو , ماذا بشأنه هل هو متورط في مشكله ؟ |
| Evet, vurucu kendisi. Tüm maç onun eline bakabilir. | Open Subtitles | أجل , أنه الضارب قد تكون كل الأمور معتمدةً عليه |
| Evet, Cal Tate'in duyduğu telefon konuşmasıyla ilgili. | Open Subtitles | أجل أنه بشأن المكالمة التي سمعها كال تيت |
| Evet, geçici bir süre için internet danışmanlığı ve arama motoru optimizasyonu işimi kurmadan önce kafa toparlamaya çalışıyorum da. | Open Subtitles | أجل , أنه مؤقت , كما تعلمين أنا اتماسك بينما أبدء عملي الخاص الاستشارات على الإنترنت تطوير محرك البحث |
| Evet, birbirimizden ayrı zaman geçirmeye özen gösteriyoruz. | Open Subtitles | أو , أجل أجل أنه فقط , أنتي تعلمين لقد قضينا الكثير من الوقت بعيداً |
| Ne düşündüğünü biliyorum ama Evet, çok iyi bir haber. | Open Subtitles | أنا أعلم ما الذي تفكر به لكن أجل أنه شيء جيد |
| Evet, bilmesek burada olmazdık. | Open Subtitles | أجل أنه كذلك,لم أكن لأكون هنا ان لم يكن كذلك |
| Evet, şu an tam Haley'nin ihtiyacı olan kişi olabilir. | Open Subtitles | أجل , أنه سيكون ما تحتاج إليه الآن |
| Evet, o bir "ilahiyatçı" Tatil için burada. | Open Subtitles | أجل أنه أفغاني انه هنا في اجازة |
| Evet o Wong. Onu tutuklamamızın nedenide bu. | Open Subtitles | أجل أنه وانج ولهذا تم القبض عليه |
| Evet hala onun yüzünden burdayım | Open Subtitles | أجل , أنه السبب بأنى ما زلت هنا الليلة |
| Evet, bu uzak bir ihtimal, ama yapamadığı neler kalmıştı? | Open Subtitles | - أجل, أنه احتمال بعيد لكن مالذي لم ينهيه؟ |