| Bunu gittiğim her yerde yanımda taşımam gerek. | Open Subtitles | من المفترض أن... من المفترض أن أحمله معي لكلّ مكان أذهب إليه. |
| Selena yanımda taşımam için methadone reçetesi yazacaktı. | Open Subtitles | سيلينا " كانت ستكتب لي وصفة " لمسكن أحمله معي |
| Tacım ilginizi çekebilir. Hep yanımda taşırım. | Open Subtitles | ربما تحبين طوق الرأس خاصتي دائما أحمله معي |
| Evet, her zaman yanımda taşırım. Özel durumlarda kullanıyorum. Aşçı şefinin bıçağı gibi. | Open Subtitles | أجل، بالطبع، دائما ما أحمله في حقيبتي ، أحمله معي لأجل الحالات الخاصة، مثل سكاكين الطباخ |
| - Üstün cesaret. Aynen. Bunu Oxford günlerimden anı olarak yanımda taşırım. | Open Subtitles | وهذا شئ أحمله معي ذكرى من أيام أكسفورد |
| Aşk budur. Tüm gün yanımda taşıyorum. | Open Subtitles | هذا هو الحب وأنا أحمله معي طوال اليوم |
| İngiliz Stig. Günlerdir yanımda taşıyorum. | Open Subtitles | (ستيغ) البريطاني , لقد كنت أحمله معي منذ عدة ايام |
| Bana hatırlatması için yanımda taşıyorum. | Open Subtitles | أحمله معي لكي أتذكر |