| Ama hayat Bazen muazzamlıktan uzak bir seyir izliyor. | Open Subtitles | لكن , أحينا , أعرف بأن الحياة ليست دائماً رائعة |
| Bazen amcamı, Bazen Albert'ı düşünüyorum. | Open Subtitles | أحينا أفكر بعمي و أحيانا أفكر بألبرت و أحيانا |
| Bu Bazen beni üzüyor. | Open Subtitles | أحينا يجعلنى حزينا على الرغم من ذلك |
| Bazen insanlara benden fazla önem veriyorsun. | Open Subtitles | أحينا أنتي تهتمين بالناس أكثر مني |
| "Bazen, patlamış mısır gibi kokuyorum." | Open Subtitles | أحينا تبدوا رائحتي مثل البوب كورن |
| şekil alırlar... düğümlenirler Bazen çözülüp koparlar ve sonra tekrar kavuşurlar. | Open Subtitles | .تتقارب وتتّخذُ شكلاً معيّناً ...تلتفُّ، تتشابك .أحينا تُحلّ، تنقطع، وتتصّلُ ببعضها مجدّداً |
| Clarence Bazen, eğer o gün ölseydim, n'apardın diye soruyor... | Open Subtitles | و أحينا يسألني (كلارنس) ماذا كنت سأفعل لو مات |
| Bazen, bilmiyorum neden yapıyorum onu çeviriyorum. | Open Subtitles | لذا, أحينا ...لا أعلم لماذا غيرت تجاهها |
| Bazen cevap vermiyorlar. | Open Subtitles | أحينا يتوقفان عن إجابة الهاتف |
| Çiğnemekte zorluk çektim Bazen. | Open Subtitles | أحينا كان من الصعب المضغ |
| Ne kadar istesen de Bazen bir türlü uçup gitmeyen bir kızıl gerdan olur. | Open Subtitles | و مهما أردتيه أيضأ... أحينا يكون هناك (روبن) لا يريد أن يطير بعيدأ |
| Bazen, kötü şeyler olabilir Noel Babaya bile. | Open Subtitles | أحينا تقع بعض الأحداث حتىللـ(سانتا) |
| Bazen sana evet der | Open Subtitles | أحينا تقول اجل |
| Charles Bazen çok gaddar oluyorsun. | Open Subtitles | (شارلز)، أحينا تكون قاسيا. |