| İşleri çabuklaştırmak için yapabileceğim bir şey olursa haber ver yeter. | Open Subtitles | أخبريني إن كان باستطاعتي فعل أي شيء حتّى أعجّل الأمور في الطابق العلويّ |
| Başka bir şeye ihtiyacın olursa haber ver. | Open Subtitles | أخبريني إن كنتِ في حاجة لأي شيء آخر يجب أن أعود إلى المكتب |
| Şunlara bakmanı istiyorum, tanıdıkların olursa söyle. | Open Subtitles | خذي أريدكِ أن تنظري إلى هؤلاء أخبريني إن ميّزتي احداهن |
| Yapabileceğim bir şey olursa söyle çünkü yardım etmekten mutlu olurum. | Open Subtitles | حسناً, أخبريني إن كان هناك أمر آخر يسعني فعله, لأنه... تسرني مساعدتكِ |
| İyi görünüyor. Bir değişiklik olursa ara beni. | Open Subtitles | يبدو رائعاً أخبريني إن كانت هناك أي تغيرات |
| Evde bir erkeğe ihtiyacın olursa ara beni. | Open Subtitles | أخبريني إن أردتم رجلاً بالمنزل |
| Lütfen masraflar size çok fazla gelmeye başladıysa söyleyin ne olur. | Open Subtitles | أرجوكِ، حبّاً بالله، أخبريني إن كان هذا يشكّل عبئاً عليكم. |
| İyi mi onu söyleyin bari. | Open Subtitles | على الأقل أخبريني إن كانت بخير |
| Bir şey hatırlarsan haber ver, tamam mı? | Open Subtitles | نعم ولكن ذلك قد يبدو مجرد تمرين رياضي أخبريني إن تذكرتيِ أي شيئ |
| Araştırmalarını genişletirse haber ver. | Open Subtitles | حسناً، أخبريني إن وسعت تحقيقها. |
| Görürsen mutlaka haber ver. | Open Subtitles | أخبريني إن رأيتيه. |
| Damon'ı kameralı telefonuyla görürsen haber ver. | Open Subtitles | أخبريني إن رأيتِ (دايمن) يحمل هاتفه ذو الكاميرا. |
| Daha iyi bir fikir bulursan haber ver, olur mu? | Open Subtitles | -حسناً أخبريني إن كان لديك فكره أفضل |
| Yanma hissi olursa söyle. | Open Subtitles | أخبريني إن كان يحرقكِ. |
| Tanıdığın biri olursa söyle bana. | Open Subtitles | أخبريني إن ميزت أحداً |
| Lütfen masraflar size çok fazla gelmeye başladıysa söyleyin ne olur. | Open Subtitles | أرجوكِ، حبّاً بالله، أخبريني إن كان هذا يشكّل عبئاً عليكم. |
| Bana iyi mi onu söyleyin yeter. | Open Subtitles | أخبريني إن كانت بأمان فحسب |