| Benim için bunca yaptıklarından sonra seni hayal kırıklığına uğratmak istemedim. | Open Subtitles | بعد كلّ ما فعلتيه من أجلي، لم أرغب بأنّ أخيّب أملكِ. |
| - Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem açlıktan şekerim düştü, hepsi bu. | Open Subtitles | أكره أن أخيّب ظنّك ولكنّني أظنّ أنّه سكر دم منخفض فحسب |
| O yaramaz, küçük bir kız ve ben de onu hayal kırıklığına uğratmak istemem. | Open Subtitles | إنها فتاة مشاكسة للغاية, ولا أريد أن أخيّب أملها. |
| Oğlum arabada sinemaya gitmek için beni bekliyor. Ben onu hayal kırıklığına uğratmayacağım. | Open Subtitles | ابني ينتظرني لمرافقته للسينما، وأنا لن أخيّب رجاءه ذاك. |
| Seni mahkemede hayal kırıklığına uğratmak kötü olacak. | Open Subtitles | أتعلمين ، سيكون أمرً مُخزياً، أنّ أخيّب أملكِ بقاعة المحكمة. |
| Ve hayatımın ilk bölümünü ya onları hayal kırıklığına uğratarak ya da daha kötüsü onun beklentilerini karşılamaya çalışarak geçirdim. | Open Subtitles | أمضيت نصف عمري إما أخيّب آمالهم أو الأسوأ من ذلك أحاول تلبية تطلعاتهم. |
| Biliyorsunu eğer topu bana tekrar verirsen, seni hayal kırıklığına uğratmayacağım. | Open Subtitles | أنت تعرف أنك إذا أعطيتني الكرة مجدداً، لن أخيّب ظنك. |
| Sizi hayal kırıklığına uğratmaktan nefret ediyorum ama sanırım masumsunuz. | Open Subtitles | وأكره أن أخيّب أملك ولكنني أعتقد أنك بريء |
| Seni hayal kırıklığına uğratmak istemem ama o konuşma çok umut vericiydi. | Open Subtitles | أكره أن أخيّب أملك، هذا الخطاب باعث جدًّا على الأمل. |
| Seni hayal kırıklığına uğratacağımdan korkuyorsun, değil mi? | Open Subtitles | لأريك أنّ بالإمكان أنْ يكون المرء إيثاريّاً تخشين أنْ أخيّب ظنّكِ أليس كذلك؟ |
| Onu daha fazla hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum ve şu anda onunla yemeğe, evlilik yüzüğümle, üniformamla giderek beyaz bir kadınla beraber olduğu ve hala boşanamadığı kocası olmaktan daha çok yardımcı oluyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أخيّب أملها بعد الآن حاليا... أقدم مساعدة أكبر بالظهور في بعض عَشوات الدجاج... |
| Ben de onu hayal kırıklığına uğratmak istemedim sanırım. | Open Subtitles | ولذلك ربما لم أشأ أن أخيّب ظنها |
| Dr. Avery, sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım. - Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? | Open Subtitles | د(إيفري)، لن أخيّب ظنك. كيف حالك؟ |
| Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım, Edgar. | Open Subtitles | لن أخيّب أملك، (إيدجر) |