Çok pissin. Dışarı çıkıp çabuk temizlen, 5 dakika içinde masada ol. | Open Subtitles | أذهب للخارج ونظف نفسك وأغسل يديك، العشاء سيجهز خلال 5 دقائق |
Bence en iyisi Dışarı çıkıp bir göz atmama izin vermelisin. | Open Subtitles | أعتقد أنه عليك أن تتركنى أذهب للخارج وأتحقق |
Dışarı çıkıp teyzene bakmam lazım. | Open Subtitles | أريد أن أذهب للخارج وأرى ما إن كانت عمتك بخير |
Tamam, sen iyisin. Çık. Dışarı çık! | Open Subtitles | حسنا , ستكون بخير أذهب للخارج ، أذهب للخارج ، أذهب |
Dışarı çık ve bekle, burada bekleyemezsin. Burada uyuyamazsın. | Open Subtitles | أذهب للخارج وأنتظر، لا يمكنك الإنتظار والنوم هنا. |
Dışarı çıkıp cesede bakabilir miyim? | Open Subtitles | هل يمكنني أن أذهب للخارج لأرى الجثة؟ |
Bununla ilgili konuştuğunda "ben sadece Dışarı çıkıp bir şeyler yapmalıyım, boş boş oturup öğrenmeyi değil. | Open Subtitles | "أحتاج أن أذهب للخارج و أفعل الأشياء، ليس الجلوس على مؤخرتي و أتعلم" |
Dışarı çıkıp insanları vurmamı mı istiyorsun? | Open Subtitles | - أتريدين من أن أذهب للخارج وأطلق النار على الناس؟ |
O zaman Dışarı çıkıp mezarı sen kazarsın. | Open Subtitles | لن نفعل ذلك إذن أذهب للخارج وأحفر قبراً |
Dışarı çıkıp, onu alacağım. | Open Subtitles | سوف أذهب للخارج لإحضارها |
Dışarı çıkıp da suç işlemem. | Open Subtitles | ولكني لا أذهب للخارج وأرتكبهم |
Ben Dışarı çıkıp cipimle uğraşacağım. | Open Subtitles | لذا أنظري سوف أذهب للخارج (و أعمل على سيارة الـ(جيب |
- Ben dışarı çıkmıyorum! Sen Dışarı çık ! -Hayır , bunu sen yapmalısın ! | Open Subtitles | أنا لن أذهب للخارج أنت أذهب للخارج |
- Şimdi Dışarı çık. | Open Subtitles | الآن ، أذهب للخارج. |
Dışarı çık. | Open Subtitles | أذهب للخارج. |
Çık dışarı. | Open Subtitles | . أذهب للخارج |