| Duyduğum kadarıyla, ikimizde bir düğün mahvetmek istiyoruz ki bu da bizi aynı türden ruhlar yapar ve şimdi sen oyundan düştüğüne göre bıraktığın yerden devralmaktan mutluluk duyarım. | Open Subtitles | ،من ما سمعتُه خلسةً فكلانا يريد إبطال الزفاف ذاته مما يجعلنا أرواحٌ متشابهة وبما أنكَ الآن سقطتَ وحيدًا |
| ruhlar gitmeleri gerektiğinde hayatta kalmaya ısrar ediyorlar. | Open Subtitles | أرواحٌ مُصرّة على الحياة، بينما هي قد ولّت من عالمنا. |
| Yeni ruhlar geliyor. - Hep yerleştirecek yeni biri oluyor. | Open Subtitles | ستصل أرواحٌ جديدة ودائماً هناك أحدٌ جديد أبتزّه |
| İlk Arktik insanları Kuzey Işıkları'nın, yani Aurora Borealis'in dans eden ruhlar olduğuna inanıyordu. | Open Subtitles | البشر الأوائل في القارة الشمالية اعتقدوا أنّ الأضواء الشمالية أو ما يُعرف بـ "الشفق بوراليس" كانت أرواحٌ راقصة |
| Yani manevi anlamda yaşlı ruhlar ve genç ruhlar diye bir şey varsa onun ruhu gerçekten çok gençti diyebilirim. | Open Subtitles | أعني، لو كان هنالك شيءٌ مثل ... بالمعاني الروحانية، أرواحٌ كهِلة وأرواح فتيّة |
| Burada sıkıştı, ve başka ruhlar da var, ve... | Open Subtitles | فهي عالقةٌ هنا وهنالكَ ... أرواحٌ أخرى و |
| Diğer taraftan gelen ruhlar! | Open Subtitles | أرواحٌ من العالم الآخر |
| Kayıp ruhlar... kurtuluşu arıyorlar. | Open Subtitles | أرواحٌ تائهة... تبحث عن الخلاص. |
| Kayıp ruhlar çıkış yolu arıyor. | Open Subtitles | أرواحٌ تائهة... تبحث عن الخلاص. |