"أزمه" - Traduction Arabe en Turc

    • kriz
        
    • krizi
        
    • krizin
        
    • krizle
        
    • krize
        
    • krizinden
        
    Bir polis cinayeti-intiharı... sizin için büyük kriz, değil mi? Open Subtitles شرطى قتل ثم إنتحر إنها أزمه صحيه لكم يارفاق, أليست كذلك؟
    Ekonomik kriz, belli belirsiz petrol krizine dönmüş durumda. Her yerde savaş şiddetle devam ediyor. Open Subtitles الأزمه الإقتصاديه تتواصل بظهور أزمه في النفط
    Arupa'da uluslar arasında bir kriz yaratmak için anarşistleri ve bombalarını kullandınız. Open Subtitles إنك إستخدمت الفوضويين و تفجيراتهم لخلق أزمه في أوروبا بين دولتين
    Ben onun yaşlarındayken Küba Füze krizi yaşanmıştı. Open Subtitles عندما كنت فى عمره أنا عشت أزمه الصواريخ الكوبيه
    - Belki de gerçekten kalp krizi geçirdi. Open Subtitles رُبما رجُل الطوارىء مُحِق إنها أزمه قلبيه
    Halkın öfkesi büyürken polis krizin en büyüğüyle karşı karşıya... Open Subtitles ومع إزدياد غضب الرأي العام , فالشرطة تواجه أكبر أزمه
    "Sevgili Ruth, Son derece ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Open Subtitles عزيزتي روث أزمه أستثنائيه من أرتفاع الجاذبيه قد أرتفعت
    Peki o zaman, özgürce konuşmama izin olduğuna göre, tekrar bir araya gelmemiz için umarım başka bir kriz daha olmaz. Open Subtitles حسنا,اذا,اسمحوا لى بالتحدث بحريه أتمنى أنه لم يتطلب الأمر أزمه حتى نتقرب جميعا من بعضنا بهذا الشكل
    Sen Başkanın ameliyatındayken hastanede, ...bir kriz oluşturmamız lazım. Open Subtitles نحن بحاجه لخلق أزمه داخل الممستشفى، أثناء إجرائك العمليه للرئيس.
    Belki farketmemişsindir diye söylüyorum ama burada küçük bir kriz yaşıyoruz. Open Subtitles فى حالة انك لم تلاحظ عندنا أزمه هنا
    - Beklettiğim için özür dilerim. Daima bir kriz... Open Subtitles -آسف لإبقائك منتظراً, هناك دائماً أزمه واحده
    Belli ki senin duygusal bir kriz yaşadığını düşünüyor. Open Subtitles من الواضح أنه يظنك في ثمة أزمه عاطفيه
    Bir kriz yetmiyormuş gibi.. Open Subtitles لا, كل أزمه في وقتها
    - Belki felç veya kalp krizi geçirmiştir. Open Subtitles ربما كان لديها سكته دماغيه أو أزمه قلبيه
    Lanet sıçan neredeyse kalp krizi geçirtiyordu. Open Subtitles تباً الجرذ كان على وشك أن يعطيني أزمه قلبيه
    Biyotarama kalp krizi gösteriyor. Open Subtitles البحث الحيوى يشير الى أزمه قلبيه
    Belki şansım yaver gider ve Danny kalp krizi falan geçirir. Open Subtitles ربما أنا أصبحُ محظوظه و داني "سيكون عنده أزمه قلبيه" ويحتل ذلك أو أيا كان
    Büyük bir mali krizin içersindeyiz, bunu söylediğime kızmayın ama bu durum karşısındaki tutumunuz inanılmaz derecede laubali. Open Subtitles لدينا أزمه ماليه هنا ، وان سمحت لي بقول هذا ان موقفك يبدو لي مُتعجرفاً جداً.
    - Kalbim atıyor. - Bu dördüncü kalp krizin, Marcus. Open Subtitles إنه ينبض * لقد كانت رابع أزمه قلبيه لك * ماركوس
    James, şimdi değil. Bir krizin ortasındayım, tamam mı? Open Subtitles جيمس ليس الآن أنا في أزمه ، حسنا ؟
    Bir krizle yüz yüzeyiz. Open Subtitles .لدينا أزمه
    Partinin kötüye gideceğini anlayıp, krize girmiş numarası yaptın. Open Subtitles وكأنكِ كنت على علم أن الحفله ستصبح سيئه وبالتالي إفتعلتِ أزمه
    Sanıyorum kalp krizinden 6 yıl önce öldü, Open Subtitles توفي منذ 6 سنوات ، أعتقد أنها أزمه قلبية

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus