| Sen öyle san, George. yanlış anladın galiba, Rosamund. | Open Subtitles | ولكنه حُسم يا جورج, واعتقد انك أسأت الفهم يا روزموند |
| 4:35. yanlış anladın. | Open Subtitles | لقد أسأت الفهم لم أكن أسأل عن الساعة كنت أقول |
| Evet, gerçekten çok üzgünüm. Tamamen Yanlış anlamışım olayı. - Aramızda bir şey var sanıyordum. | Open Subtitles | إنّي آسف حقاً، أسأت الفهم اعتقد أننا متصلان |
| Ne aldın bakalım? Yanlış anlamışım. | Open Subtitles | إذًا ماذا جلبت ؟ لقد أسأت الفهم |
| Sonia öldü, çünkü Tanrı'nın benden istediği şeyi yanlış anladım. | Open Subtitles | سونيا ميته لأني أسأت الفهم لماطلبه مني الهي |
| yanlış anladınız, profesör. | Open Subtitles | أوه ، لقد أسأت الفهم أيها البروفيسور |
| yanlış anlamışsın. Sadece arkadaşım. | Open Subtitles | لقد أسأت الفهم إنها مجرد صديقة |
| Umarım beni bebekle gördüğünde, yanlış bir fikre kapılmamışsındır. | Open Subtitles | أتمنى ألا تكون قد أسأت الفهم بسبب رؤيتي مع الطفل |
| Hayır, hayır, hiç değil. yanlış anlamış olmalıyım. | Open Subtitles | .كلا على الأطلاق .لقد أسأت الفهم, هذا كل ما في الأمر |
| Sanırım yanlış anladın. Lager istiyorum dedim. | Open Subtitles | عذرا, يبدو أنك أسأت الفهم قلت أنني أريد نصف لتر من البيرة الفاتحة |
| Belki yanlış anladın ama sen olsan da olmasan da bunu yapacağım. | Open Subtitles | ... الآن، ربما أسأت الفهم ولكن، أنا سأفعل هذا بك أو بدونك |
| Ama yanlış anladın. Pazarlık etmiyoruz. | Open Subtitles | لكنّك أسأت الفهم نحن لا نتفاوض الآن |
| - Ben Yanlış anlamışım. Senin hala çatlak olduğunu düşünmüyorum. | Open Subtitles | -لقد أسأت الفهم ولن أبقى غاضب منك |
| Haklısın. Yanlış anlamışım. | Open Subtitles | أنت محق, لقد أسأت الفهم |
| Yanlış anlamışım herhalde. | Open Subtitles | لابد وأني أسأت الفهم |
| Afedersin yanlış anladım, beni daha çok umursadığını düşündüm ve hoşuma gitti | Open Subtitles | أنا آسفة لقد أسأت الفهم لقد اعتقدت أنه يوجد هنا شرارة لبداية حدوث ارتباط بيننا وكنت أعتقد أننى أستحق مزيد من الإحترام والمراعاة |
| Kadınlar tuvaletine girmişim, üzgünüm. Sanırım yanlış anladım. | Open Subtitles | دخلت حمام النساء آسف, أسأت الفهم |
| Oh, sanırım yanlış anladınız. Piknik benim için. | Open Subtitles | أخشى أنك أسأت الفهم هذا الحفل مخصص لي |
| Her şeyi yanlış anlamışsın. O eski sevgilisi. | Open Subtitles | لقد أسأت الفهم,أنه حبيبها السابق |
| Sanırım siz doğru fakat yanlış anlamışsınız. | Open Subtitles | أعتقد أنّك أسأت الفهم بشكل صحيح |
| Hayır. Tamamen yanlış düşünüyorsun. | Open Subtitles | كلا، لقد أسأت الفهم |