| Bu sorular yaşamla ilgili temel sorunlara değiniyor ama belki de anlaşılması biraz zor. | TED | وهذه الأسئلة تناقش مجموعة قضايا أساسيّة عن الحياة، ولكن يبدو أن ذلك مفهوم لفئة قليلة فقط. |
| Aslında, kapalı kutu olmalarından çok evrenin ve galaksimizin oluşumunu anlamamızda temel taşlardır. | Open Subtitles | لذا بدلاً من أن تكون مبهمة هي أساسيّة لفهمنا المجرّات وكوننا |
| Bence erkek arkadaş ziyaretlerinde bazı temel kurallar koymalıyız. | Open Subtitles | أظنّنا بحاجة لسنّ قواعد أساسيّة بخصوص مواعيد زيارة الخلّان. |
| Hayvanlar için kaslar ne ise robotlar için aktüatörler de o: Hareketi ve dünyayla etkileşimi sağlayan, vücudun temel bileşenleridir. | TED | المشغّلاتُ الميكانيكيّة للروبوتات هي بمثابة العضلاتِ في الحيوانات: أيّ، مكوناتٌ أساسيّة للجسد، والتي بدورها تسمح بالحركةِ والتفاعلِ مع العالم. |
| "temel kurallar. " | Open Subtitles | إن استطعنا الموافقة على بعض القوانين الأساسية البسيطة حول كيفية نشركم للوثيقة "قوانين أساسيّة" |
| Hiçbir temel kuralımız olmayacak. | Open Subtitles | لن تكون لدينا أية قوانين أساسيّة |
| Gerçek anlamda ülkemizin yıkılmasına neden olacak bir temel taşı buldum. | Open Subtitles | لقد وجدتُ نقطة أساسيّة... ستجلب نهاية بلادنا كما نعرفها. |
| Daha temel ihtiyaçları var. | Open Subtitles | إنّ لديهم احتياجات أساسيّة أكثر. |
| Ne bileyim, temel bir kurali falan var mi? | Open Subtitles | هل هناك قاعدة أساسيّة أو ما شابه؟ |
| Bu temel bir sanitasyon hizmetidir. | Open Subtitles | لكنّها خدمة صحيّة أساسيّة |
| Bu yüzden, temel dört var kuvvet | Open Subtitles | كذلك، فإن هُناك أربع قوى أساسيّة... |
| "temel BESLENME PAKEDI" | Open Subtitles | "مغذّيات أساسيّة" |
| Hiç beklenmeyen bir temel taşı. | Open Subtitles | نقطة أساسيّة غير مُتوقعة... |