| Senin kız problemlerin vardı, ben de seninle dalga geçiyordum. | Open Subtitles | كنت تواجه المتاعب مع الفتاة و أنا كنت أسخر منك؟ |
| Onunla dalga geçtiğimi sandığını farkettiğimde yaşadığım dehşeti hayal edin. | TED | تخيلوا رعبي عندما أدركت أنه اعتقد أنني أسخر منه. |
| Biliyoruz. Pekala. Onları alay etmek için getirmedim buraya. | Open Subtitles | نعرف هذا، حسناً لم أحضرهم لهنا لكي أسخر منهم |
| - Şerif'le alay etmiyorum. | Open Subtitles | . الحارس الليلى . أنا لا أسخر من عمدة البلدة |
| Sorun yok sevgilim, sana gülmüyorum. Kendime gülüyorum. | Open Subtitles | بالعكس، أنالا أسخرمنك ، أنا أسخر من نفسي |
| Teşekkürler Bart. Söz veriyorum bunun için seninle dalga geçmeyeceğim. | Open Subtitles | شكراً لك بارت، أعدك بأني لن أسخر منك مستقبلاً لأجل هذا |
| Başlıkları okudum sonra Ruslar veya Doğu Almanlar her ne yaptıysa dalga geçtim. | Open Subtitles | كنت أقرأ العناوين الرئيسية ثم كنت أسخر من أيّ شيء فعله الروس أو الألمانيون الشرقيون |
| Fikrim sanki önemliymiş gibi kendimle dalga geçiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أسخر من نفسي كما لو كان رأيي ذا أهمية |
| Çıkana kadar söylediğin aptalca şeylerle dalga geçmeyeceğim sen de başka film senaryosu anlatmayacaksın. | Open Subtitles | حتى أن نخرج, لن أسخر من كل الأشياء الغبيه التي تقولها و أنت لن تخبرني المزيد من قصص الأفلام إتفقنا؟ |
| Evet! Bizimkilerle dalga geçerim fakat bu bebekler çok tatlılar. | Open Subtitles | نعم ، أسخر من والدي ولكن هذه الكراسي مريحة |
| Hiç tanışmadığım insanlarla nasıl dalga geçebilirim ki? | Open Subtitles | كيف يمكنني أن أسخر من أشخاص لم أقابلهم ؟ |
| Bana bebek deme. alay ediyorum. Vuramadın. | Open Subtitles | لا تنادين بذلك, كنت أسخر منك أنت لم تصب شيئاً |
| Sana sataşırım, seninle alay ederim, hayatını çekilmez kılarım ama yine de beni seversin. | Open Subtitles | أسخر منك وأعكر عليك صفو حياتك، ولكنك تحبني في كل الأحوال. |
| Vefat etmiş sevdikleriyle konuşan insanlarla hep alay etmişimdir. | Open Subtitles | لطالما كنت أسخر من الأشخاص الذينيتحدثونإلى.. مجبوبهم عندما يفارق الحياة |
| Tanrılarla alay etmiyorum ama güçlerini nasıl halka dayattıklarını görüyorum. | Open Subtitles | انا لا أسخر من الآلهة ولكني آرى كيف يفرضون سلطتهم على الناس |
| Ölenle alay falan etmiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أسخر من القبر أو من الرجل |
| Sana gülmüyorum, sadece bana biraz ağırca geldi de. | Open Subtitles | انا لا أسخر منك لكنه ثقيل علي نوعا ما |
| Ama artık ben onlara gülüyorum. | Open Subtitles | ولكن كما ترين، أنا أسخر من يضحك عليهم الآن |
| Ben bana taktığın aptalca lakaplarla dalga geçmiyorum. | Open Subtitles | انا لا أسخر من الاسماء الغبيه التي تدعوني بها |
| Ben sadece bir kızım ve seninle eğlenceli saatler geçirmek istemiyorum. | Open Subtitles | فقط لأني فتاة لا يعني أني لن أسخر منك بالكامل |
| O da, komedyen olduğum için Kinaye yaptığımı sanmış. | Open Subtitles | فظنت أنني كنت أسخر لأنني كوميديان |
| Kalbimin umutla dolması gözyaşı bükmeme neden oluyor. | Open Subtitles | إن قلبي مليئ بالأمل لدرجة أنه يجعلني أسخر الدموع |
| Eğer benim iğneleyici olmama izin yoksa, senin de küçümsemene izin olmamalı. | Open Subtitles | حسناً، أتعلم، إذا لم يُسمح لي بأن أسخر منك لن يُسمح لك بأن تُصغّرني. |
| Andoryalılar disruptor'larla Talos Four'a giderken, Yeoman Rand'e asılıyorum. | Open Subtitles | أسخر من (يومان راند)، بينما الأندوريون رفقة أسلحتهم "دسرابتر" في (تالوس فور) أو أي مكان آخر |