| Muhteşem Silahlarımı gaddar gladyatör zırhımı namuslu güç asamı ve tüm altınlarımı almışlar! | Open Subtitles | لقد أخذوا أسلحتي الساحرة درع المصارع الشرير خاصتي عصا القوة الغير ملوثة خاصتي |
| Olacağım yeri ve zamanı biliyorsunuz. O yüzden Silahlarımı kaybedebilirim. | Open Subtitles | ، تعرفون أين و متى سأكون أنا عُرضة لأن أفقد أسلحتي |
| Sanırım, komşular görmesin diye Silahlarımı çıkartsam iyi olacak. | Open Subtitles | أعتقد أني سأنزع حزام أسلحتي خوفاً من أن يرها الجيران |
| Çünkü lazerlerim... Silahlarım, füzelerim... bazukalarım ve jetlerim tam sana doğrultulmuş durumda. | Open Subtitles | لأن لدي أسلحتي الليزرية و مدافعي و صواريخي العابرة للقارات و لدي قذائف الصواريخ و طائراتي مصوبة ناحيتك |
| Çünkü lazerlerim... Silahlarım, füzelerim... bazukalarım ve jetlerim tam sana doğrultulmuş durumda. | Open Subtitles | لأن لدي أسلحتي الليزرية و مدافعي و صواريخي العابرة للقارات و لدي قذائف الصواريخ و طائراتي مصوبة ناحيتك |
| Silahlarımın o kadar yıkıcı gücü var ki dünyadaki tüm düşman başkentlerini yok edebilir. | Open Subtitles | أسلحتي تحتوي على قوة تدميرية كافية للقضاء على كل دولة تُظهر عدائية على سطح الأرض. |
| silahlarımdan birisini bana geri verirsen çok daha iyi hissedeceğim. | Open Subtitles | سأشعر بحالٍ أفضل . لو أعدت لي واحداً من أسلحتي |
| Sen de ağabeyin de benim iznim ve gözetimim olmadan asla silahlarıma dokunmanızın yasak olduğunu biliyorsunuz. | Open Subtitles | إنّكِ وأخاكِ تعلمان بأنّه محظور عليكما لمس أسلحتي دون إشراف مباشر منّي |
| Yani, Silahlarımı atmam için yaklaşık 12 saatlik ameliyat gerekiyor. | Open Subtitles | لذا، لإسقاط أسلحتي يتطلّب ذلك... نعم، 12 ساعة من الجراحة |
| Silahlarımı temizler, kuru temizlemedekileri alır. | Open Subtitles | يقوم بتنظيف أسلحتي,ويحظر ملابسي من المغسلة |
| O pisliğin Silahlarımı tekrar çaldığını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | أتقولين لي أن ذلك الحثالة سرق أسلحتي مجدداً ؟ |
| Buhn benim özel Silahlarımı kullandığını anlarsa ne olacağını bilmek ister misin? | Open Subtitles | أيجب أن أخبرك ما سيحصل إن عرفوا أنك تستخدم أسلحتي لفعل هذا ؟ |
| Hayır, ben Silahlarımı dolabımda saklarım. Bir bakayım. | Open Subtitles | كلا، إنني أضع أسلحتي في خزانة دعيني أراه |
| Silahlarımı limanda SAMCRO üyesi tarafından korunan bir depoda buldum. | Open Subtitles | لقد عثرتُ على أسلحتي بالميناء بمستودع يحرسه عضوٌ من "سامكرو". |
| Kemanım, çellom ve kütle imha Silahlarım onun içinde. | Open Subtitles | إنها تضم كماني، و الإتشيلو و مجموعة أسلحتي للدمار الشمال. |
| Otomatik Silahlarım bile 50 tüfeğin karşısında yenik düştü. | Open Subtitles | حتى أسلحتي النصف آلية كانت لا شيء ضد خمسون بندقية. |
| Silahlarım bunlar. | Open Subtitles | هذه أسلحتي. كلّ المبيعات نهائي. |
| 80'lerin ortasında Silahlarım dünyanın en tehlikeli 10 savaş bölgesinde temsil ediliyordu. | Open Subtitles | ... فى منتصف الثمانينات ... أسلحتي أستخدمت فى ثمانى بقع من أكبر عشر بقع حروب فى العالم ... |
| Silahlarım olsaydı öyle bir şey olmazdı. | Open Subtitles | لما كان هذا ليحدث لو كان معي أسلحتي |
| Evet, az önce Silahlarımın Ürdün'de bekletildiğini duydum. | Open Subtitles | أجل، لقد سمعتُ للتوّ أنّ أسلحتي محتجزةٌ في الأردن |
| Ve de silahlarımdan birinden çıkıp da bir adamımı veya arkadaşımı vuran ilk kurşun anlaşmayı bitirir, arkasından hayal bile edemeyeceğin kadar büyük bir kargaşa getirir. | Open Subtitles | وأول رصاصة تخرج من أسلحتي لتضرب فرد عصابة الأبناء أو صديق له تنهي كافة الترتيبات يتبعها جحيم لن تريد رؤيته |
| Pekâlâ, ama kimse silahlarıma da köpeğime de dokunmayacak. | Open Subtitles | حسناً، غير مسموح لأحد أن يلمس أسلحتي أو كلبي. |
| Kutsanmış olan avcıya karşı en güçlü silahım olacak. | Open Subtitles | المبارك سيكون أعظم أسلحتي ضدّ المُبيدة |