| Kuralları yıktı çünkü sizi seviyor arkadaşlar. Size harika bir hisse aldı. | Open Subtitles | لقد خرق القوانين لأنه يحبّكم وذلك السبب وراء شرائه أسهماً هائلة لكم |
| Bart, sana maaş veremeyiz ama hisse senedi verebiliriz. | Open Subtitles | الآن، لا يمكننا أن ندفع راتباً ولكن يمكننا أن نعطيك أسهماً |
| Çok seçkin bir emekli topluluğuna hisse satıyorsunuz. | Open Subtitles | كُنت تبيع أسهماً في مُجتمع مُتقاعدين محدود للغاية |
| 84'te 19.6 milyon dolarlık hisselerini halka açtı. | Open Subtitles | ابتعت أسهماً بقيمة 19,6 مليون بسعر 84 دولاراً للسهم |
| Sahiplerimiz bu şirketin hisselerini elinde tutan milyonlarca Amerikalı vatandaş. | Open Subtitles | - مالكي صالة القمار من أصحاب الملايين أو رجال و نساء أمريكيين جيدين يملكون أسهماً بالشركة الرئيسية |
| Dernek iflas etmeden önce elimde ki Mace şirketinin hisselerini satmıştım. | Open Subtitles | أشتريت أسهماً في شركة (مايس)، قبل انهيار الجمعية مباشرة. |
| Yok bize hisse senedi seçmeni istiyoruz. | Open Subtitles | كلّا، نريدكِ أن تشترين أسهماً من أجلنا حركي مؤخرتك |
| Zaman geçirmek için biraz daha hisse senedi alabilirsin. | Open Subtitles | لتمضية الوقت، يمكنك أن تأخذ أسهماً أكثر |
| Yuri'nin arkadaşı sandığı birine yanaşıp gizlice yeterli miktarda hisse almasını sağladı. | Open Subtitles | لقد قدّم شخصاً إعتقد (يوري) أنّه كان صديقاً وجعله يشتري أسهماً بما فيه الكفاية بحيث يمكن لـ(والتر) الإستيلاء بقوّة |
| Sağlık sigortası yok, hisse senedi yok, Martin'den kalma bir miras yok. | Open Subtitles | ليست هناك وثيقة تأمين, أسهماً حسابية (او ميراث من (مارتن |
| Sağlık sigortası yok, hisse senedi yok, Martin'den kalma bir miras yok. | Open Subtitles | ليست هناك وثيقة تأمين, أسهماً حسابية (او ميراث من (مارتن |
| hisse senedi alırım. | Open Subtitles | - سأشتري أسهماً |