| İki yüz alman esir de aynı şeyi söylüyor. | Open Subtitles | بإمكان 200 أسيراً المانياً أن يشهدوا على ذلك |
| Baban Bay lrwin'la birlikte esir düşmüştü, değil mi? | Open Subtitles | كان والدك أسيراً في الحرب مع إروين، أليس كذلك؟ |
| Kendi dünyasında bir kraldı, ama şimdi karşınıza bir esir olarak çıkıyor. | Open Subtitles | كان ملكاً فى عالمه ولكنه جاء إليكم اليوم أسيراً |
| Papa hala tutsak olduğu için diğer Kardinaller ile gizli bir toplantı ayarlayıp, ...boşanmanız için bana yetki verilmesini isteyeceğim. | Open Subtitles | بما ان قداسته مازال أسيراً استدعيت مجمعاً من الكاردينالات بمنحي السلطة لإصدار الحكم النهائي بشأن إبطال زواج فخامتك |
| Çünkü inanırdık ki asla düşman eline tutsak olarak geçmemeliyiz. | Open Subtitles | هذا لأننا كنا نؤمن بانه لا يجوز ... أن يؤخذ المقاتل منا أسيراً أذا ما تم أسقاط طائرته فوق مواقع العدو ... |
| Onlara elini sürersen kendini pesimizmimin esaretinde bulursun. | Open Subtitles | ستجد نفسك أسيراً في سلبيّتي إن مسستَ أيّاً منهما |
| ÇİN'İN MÜTTEFİK DEVLETLERDEN OLUŞAN ASKERLERİ ESİR ALINDI | Open Subtitles | جيش ألقوات ألمُتعدد ألجنسيات قد وقعَ أسيراً في ألصين |
| Ben esir alınmış ölmeyi beklerken hayatımı kurtarmak için anlaşma yaptı. | Open Subtitles | كانت هناك نقطة حيث كان يتفاوض من أجل حياتي بينما جلست أسيراً أستعد للموت |
| Savaşta onu dürüstçe yeneceğiz ve esir alacağız. | Open Subtitles | سنهزمه بشكل عادل ومنصف وسنأخذه أسيراً |
| Antik çağlardan beri Japon savaşçısı esir düşmenin günah olduğuna inanır. | Open Subtitles | ... منذ قديم الزمن كان يُعتقد بأن المقاتل اليابانى الذى يقع أسيراً وهو مازال على قيد... الحياة فـى قبضة العدو، هـو أنسان آثـم |
| Kretschmer ise, sualtı bombasıyla vurulduktan sonra yüzeye çıktı ve esir alındı. | Open Subtitles | "و كابتن "اوتو كريتشمير بعدما تُجبره قنابل الأعماق ... على الصعود لسطح الماء يؤخذ أسيراً... |
| Bay Fredricksen, Dug Kevin'i esir almak istediğini söylüyor. | Open Subtitles | سيد (فريدركسن)، قال (داغ) بأنه يريد أن يأخذ (كيفين) أسيراً |
| General Zhang beklenmedik bir şekilde esir alındı. | Open Subtitles | أُخِذ الجنرال (زهانغ) أسيراً على نحو غير متوقّع |
| Ama özellikle hatırladığım bir sahnede bir odada esir tutuluyordum ve John Locke bana yemek getirip yemekte tavşan olduğunu söylüyordu. | Open Subtitles | ولكنّي أذكر أحدها على وجه التحديد، كنتُ أسيراً في غرفة تحت البحر وأحضر لي (جون لوك)) طعاماً، وقال "إنّه أرنب"، فقلتُ "أكان مرقّماً؟" |
| Başka kimsenin kurban edilmesi gerekmeyecekti ama... bir meleğe zarar verip onu tutsak almak inandığımız her şeye ters. | Open Subtitles | مهما كانت التضحيات التي يجب بذلها، لكن... إيذاء ملاك، واحتجازه أسيراً... هذا يعارض كل ما نؤمن به. |
| Hala olumsuzluğa tutsak. | Open Subtitles | لا يزال أسيراً للسلبيّة |
| Ya da bir çocuğu tutsak etmek için. | Open Subtitles | أو لاحتجاز طفل أسيراً |
| Beni tutsak eden mermi | Open Subtitles | الرصاصة تجعلني أسيراً. |
| Onlara elini sürersen kendini pesimizmimin esaretinde bulursun. | Open Subtitles | ستجد نفسك أسيراً في سلبيّتي إن مسستَ أيّاً منهما |