| Kendimi çok kötü hissediyorum şu anda ve kollarına atlayıp her şey yoluna girecek diyerek beni sallamanı istemeliyim ama böyle hissetmiyorum. | Open Subtitles | أشعر بسوء الآن , و لم يكن يجب علي اسقط على ذراعيكي و ادعكي تعانقينني و تخبرينني أن كل شيء سيكون بخير |
| Bu nedenle gerçekten kötü hissediyorum ve karşılığını ödemek istiyorum. | Open Subtitles | أنا حقاً أشعر بسوء تجاه كل هذا و أودّ تعويضك |
| kötü hissediyorum. Neden senden almanı istedim? | Open Subtitles | أشعر بسوء ما كان عليّ أن اطلب منك شراءها |
| Özür dilerim ama adam için üzülüyorum işte. | Open Subtitles | .. آسف , أنا فقط أشعر بسوء من أجل هذا الرجل |
| Bak dün gece yüzünden kötü hissettim ve yeni evin için bir hediye alayım dedim. | Open Subtitles | أشعر بسوء حيال ما حصل الليلة الفائتة، لذا فقد إبتعتُ لكِ هدية للمنزِل |
| Yani sen daha iyi hissedesin, ben daha kötü hissedeyim diye mi söyledin bunu? | Open Subtitles | وشعرت بذنب لعين جداً بخصوص حادثة اليد لذا أخبرتني لتشعر بتحسّن وأنا أشعر بسوء ؟ |
| Pekâlâ, bak, buraya gelip aramızda olan herşey için gerçekten kötü hissettiğimi söylemek istedim. | Open Subtitles | حسن أردت أن أحضر إلى هنا وأخبرك بأنني أشعر بسوء حيال ما حدث بيننا |
| Pekâlâ, hâlâ onu önemsediğimi farz et. Bu kavga konusunda kötü hissediyorum zaten. Elden ne gelir ki? | Open Subtitles | حسنًا لنفترض أني أشعر بسوء تجاه خلافنا، مالذي يمكنني فعله؟ |
| Geçen hafta olanlar için kendimi kötü hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر بسوء لم حدث الأسبوع الماضي أنا أتعامل معه |
| Yaptığım şeyden ötürü çok kötü hissediyorum. | Open Subtitles | على كل حـال , أشعر بسوء شديد تجـاه ما فعلتـه |
| Dinle, bütün bu anlaşma olayı yüzünden kötü hissediyorum. | Open Subtitles | لذلك اسمعي ، أنا أشعر بسوء حول موضوع العقد هذا |
| Kahvaltı hazırladım. Kendimi dün için kötü hissediyorum. | Open Subtitles | لقد أعددت الإفطار أشعر بسوء حول ما حدث بالأمس |
| İlişkimizi sonlandırma şeklimizden dolayı kötü hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر بسوء تجاه الطريقة التي أنهينا فيها الأمور. |
| Lütfen hiçbir şey söyleme, zaten çok kötü hissediyorum. | Open Subtitles | لا تقولي أي شيء رجاءً أشعر بسوء بالغ بسبب هذا |
| Ve rahatlamış hissettiğim için çok kötü hissediyorum. | Open Subtitles | أنا.. أنا أشعر بسوء وبراحة أيضاً في الوقت نفسِه.. |
| Ondan nefret ediyorum ve nefret ettiğim için kötü hissediyorum. | Open Subtitles | لا أكرهه .. بل أشعر بسوء تجاه كرهي له |
| Gerçekten kötü hissediyorum. Öyle mi? Anlat. | Open Subtitles | أنا أشعر بسوء بالفعل ـ أخبرني لماذا؟ |
| kötü hissediyorum çünkü Kardeşlik Kanunu'nda açıkça belirtilir ki "Kardeşinin eski sevgilisiyle seks yok." | Open Subtitles | أشعر بسوء لأن رمز الأخوة يقرّ بوضوح "لا جنس مع صديقة أخيك السابقه" |
| McGee için üzülüyorum. Böyle şeyler zaman alır. | Open Subtitles | أنا أشعر بسوء شديد تجاه ماكجى هذه الأشياء تأخذ وقت |
| Ama kendime daha çok üzülüyorum. | Open Subtitles | لكنني أشعر بسوء أكبر على نفسي. |
| O kadar kötü hissettim ki sana müthiş bir şey aldım. | Open Subtitles | أنا أحبك، وأنا أشعر بسوء لدرجة كبيرة، وبواقع الأمر اشتريت لك شيئا مذهلا. |
| Dün sana söylemeliydim, sonradan kötü hissettim. | Open Subtitles | أنا أشعر بسوء. ربما كان يجب علي إخبارك بذلك بالأمس |
| Hep bunu yapıyorsun. Ne zaman bir hata yapsam hep çok daha kötü hissedeyim diye yanımda bitiyorsun. | Open Subtitles | تفعل ذلك دائما عندما أفسد شيئاً، تكون بالمرصاد دائماً لتجعني أشعر بسوء أكبر بسبب الأمر. |
| Son zamanlarda aklımı kaçırıyorum ve neden bu kadar kötü hissettiğimi biliyor musun? | Open Subtitles | أنا فقط أفقد عقلي مؤخراً وتعلم لماذا أشعر بسوء شديد؟ |
| Ve sonra, Darryl beni para kazanamam konusunda kötü hissettirdi. | Open Subtitles | وبعد ذلك " داريل " جعلني أشعر بسوء لعدم كسب أي مال |