| Zamanımı benden utanan biriyle harcamak zorunda değilim. | Open Subtitles | ليس عليّ أن أضيع وقتي مع شخص يشعر بالإحراج مني |
| Çorap dolabımı düzeltmek gibi tehlikeli işler yapabilecekken neden senin gibi bir serseriyle vaktimi harcıyorum? | Open Subtitles | لماذا أضيع وقتي مع تافه مثلك... بينما يمكنني أن أقوم بعمل أشد خطورة كأن أعيد ترتيب أدراج جواربي؟ والثاني: |
| Hiç bir şey bunu değiştirmeyecek ve değerli zamanımı seninle konuşarak harcayamam | Open Subtitles | لا شيء سَيُغيّرُه .. ولن أضيع وقتي الثمين بالكلام معك |
| eve gittiğimde öyle bir adamı bulsaydım, zamanımı... iş konuşarak harcamazdım. | Open Subtitles | إذا يمكنني العوده للمنزل الى رجل مثل هذا لن أضيع وقتي اتجادل حول العمل |
| Gelecek yıl değerli zamanımı Tılsım dersinde harcamayacağım demek oluyor. | Open Subtitles | لنقل وحسب أنـّكم لن تروني أضيع وقتي في دراسة التـّعاويذ ، العام المقبل. |
| Zaman kaybetmek istiyorum... | Open Subtitles | أريد أن أضيع وقتي |
| Bir kadının gerçekten ne istediğini bilmeyen biriyle zaman kaybedecek değilim. | Open Subtitles | لكي تعرف حالك التي يرثى لها و ماتريد المرأة حقا فأنا لن أضيع وقتي مع الفاشلين أمثالك |
| - Zaman öldürüyorum, ayaklarımı ıslatıyorum. | Open Subtitles | ــ أضيع وقتي و أضع قدمي بالمياه ؟ |
| Annesiyle problemleri olan pısırığın teki için neden zamanımı harcayayım ki? | Open Subtitles | ولِمَ قد أضيع وقتي مع شخص تافه لديه مشاكل مع والدته؟ |
| Bu m 'vaktimi boşa harcamayın dedi. | Open Subtitles | قالت لي أن أضيع وقتي |
| Seninle Zamanımı boşa harcıyorum. | Open Subtitles | إني أضيع وقتي معك. |
| Buddy Corcharan beni kenara çekip zamanımı boşa harcadığımı, çünkü cumhuriyetçilerin | Open Subtitles | بودي كوكاران سحبني جانباً وقال لي أني أضيع وقتي لأن الجمهوريين |
| Konuşarak zamanımı boşa harcamak istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن أضيع وقتي في الحديث. |
| Boktan bir sınıfta zamanımı harcamak zorunda değilim. | Open Subtitles | ليس عليّ أن أضيع وقتي في صفي الدراسي |
| Çorap dolabımı düzeltmek gibi tehlikeli işler yapabilecekken neden senin gibi bir serseriyle vaktimi harcıyorum? | Open Subtitles | لماذا أضيع وقتي مع تافه مثلك... بينما يمكنني أن أقوم بعمل أشد خطورة كأن أعيد ترتيب أدراج جواربي؟ |
| Neden vaktimi harcıyorum? | Open Subtitles | لماذا أضيع وقتي ؟ |
| Gereksiz şeyleri hayal ederek zaman harcayamam. | Open Subtitles | لن أضيع وقتي بتخيل أمور عديمة الفائدة |
| Ben olsam vaktimi boşa harcamazdım! Ayrıldığımızda bütün ordu geliyor gibi görünüyordu | Open Subtitles | لن أضيع وقتي لو أنني مكانك . كان هناك الجيش بالكامل هناك عند رحيلنا |
| Gelecek yıl değerli zamanımı Tılsım dersinde harcamayacağım demek oluyor. | Open Subtitles | لنقل وحسب أنـّكم لن تروني أضيع وقتي في دراسة التعاويذ ، العام المقبل. |
| Zaman kaybetmek istiyorum... | Open Subtitles | أريد أن أضيع وقتي |
| Bir kadının ne istediği konusundaki zavallı bilgiciklerini düşündükçe senin gibi biriyle zaman kaybedecek değilim kar üflemeyi bile bilmiyorsun." | Open Subtitles | لكي تعرف ماترغب به المرأة ... لأنني لن أضيع وقتي مع الفاشلين الذين لايعرفون حتى كيف يهطل الثلج |
| Hiçbir şey. Zaman öldürüyorum. | Open Subtitles | لاشيء، أضيع وقتي فقط. |
| Sakın vaktimi boşa harcamayın. | Open Subtitles | -أتمنى ألا أضيع وقتي هنا |
| Zamanımı boşa harcıyorum. | Open Subtitles | أنا أضيع وقتي هنا |
| Bana zamanımı boşa harcadığımı söylüyorlar. | Open Subtitles | لقد أخبروني أنني أضيع حياتي أنني أضيع وقتي |
| - İyi çocuk musun yoksa vaktimi mi harcıyorum? | Open Subtitles | هل أنت شاب جيد أم أنني أضيع وقتي فحسب؟ |