| Bay Brill toplu halde üstüne gittiğimize inanırsa oldukça verimsiz olabilir. Sanırım bu işi kendi başıma halletmeliyim. | Open Subtitles | لو كان السيد بريل يعتقد باننا نتعقبه , فلن يكون هناك اى خطر أظن اننى ساتصرف جيدا وحدى. |
| Sanırım görevimin kalbime karşı olduğunu öğrendim. | Open Subtitles | أظن اننى تعلمت أن واجبى . يكون نابعاً من قلبى |
| Ben, küçük Riley'imden ayrılmayacağım Sanırım. | Open Subtitles | أظن اننى سأظل ملازم لسيارتى الصغيرة |
| galiba, şampanyayı fazla kaçırdım. | Open Subtitles | أظن اننى تناولت نوعاً ما الكثير الكثير من الشامبانيا |
| Çalılara düştüm ama galiba bileğimi burktum. | Open Subtitles | لا أعلم لقد وقعت على الشجيرات ولكن أظن اننى لويت كاحلى |
| Aradığını buldum galiba. | Open Subtitles | أظن اننى لدى ماتبحثين عنه |
| Sanırım bir şapırtı sesi ve birinin koştuğunu duydum. | Open Subtitles | أظن اننى سمعت الرزاز ثم أحد ما يجرى |
| Hayır, Sanırım yediğim bir şey tuttu. | Open Subtitles | لا لا , أنا أظن اننى أشعر بالغثيان لسبب |
| Sanırım ben çok evhamlıyım. | Open Subtitles | أظن اننى شكاك جدا |
| Sanırım sana yardımcı olabilirim. | Open Subtitles | أظن اننى أستطيع مساعدتك |
| Sanırım kardeşini duymuştum. | Open Subtitles | أظن اننى سمعتُ عن اختك |
| Sanırım az önce sırtıma bir kamçı yedim. | Open Subtitles | أظن اننى لا أفهمك |
| - Sanırım onu buldum. | Open Subtitles | أجل- أظن اننى وجدتُها- |
| Sam, galiba onu buldum. | Open Subtitles | - جميل، هل يمكن أن أجرب ذلك؟ - سام)، أظن اننى وجدته) |
| galiba öyle. | Open Subtitles | أظن اننى سأرحل |