| İlgilendim,çünkü sen orada değildin. | Open Subtitles | لقد أعتنيت بالأمر، لأنّك لم تكن موجود حينها. |
| Halletmem gereken birkaç şeyle ilgilendim. | Open Subtitles | أعتنيت ببعض الأشياء الذى كان يجب الإعتناء بها |
| Ona göz kulak oldum, o kadar. | Open Subtitles | حافظت على وعدي أعتنيت بها فقط |
| Londra'da Richard'a göz kulak olur musunuz? | Open Subtitles | -هلا أعتنيت بـ(ريتشارد) فى "لندن " |
| Süspansiyonu hallettim. | Open Subtitles | أعتنيت بأمر المخالفة وجلبتها لك محمولة |
| Tüy sıkletin tekinin icabına baktı diye oğlanı abartmaya gerek yok. | Open Subtitles | لقد أعتنيت بذلك الحمار اللعيّن ليس هُنّالك حاجة إلى وضعهِ على حصان مُرتفع |
| Yapacak çok fazla işim var. Bunu hallettin mi? | Open Subtitles | لدىّ الكثير من العمل لأنهيه، أعتنيت بذلك؟ |
| Onlarla ilgilendiğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنك أعتنيت بهم |
| Vergi ödedim, çocuklarımla ilgilendim. | Open Subtitles | دفعت ضرائبي و أعتنيت بأولادي و أعمل أفضل ما بوسعي |
| Onlarla çok iyi ilgilendim. Onlarla ilgilendiğine inanamıyorum. Onlarla çok iyi ilgilendim. | Open Subtitles | لقد أعتنيت بهم على كل حال |
| O kısmıyla çoktan ilgilendim. | Open Subtitles | لقد أعتنيت بهذا الجزء. |
| Fiziksel sorunlarıyla ilgilendim. | Open Subtitles | "أعتنيت بألمهم الجسدي" |
| - Seninle ben ilgilendim, Bo! | Open Subtitles | (أنا أعتنيت بكِ يا (بو |
| Bunca yıldır Buddy'ye göz kulak oldunuz. | Open Subtitles | إنّك أعتنيت بـ (بادي) كل تلك الأعوام. |
| Sana göz kulak oldum. | Open Subtitles | أعتنيت بك |
| Merak etme, hallettim. | Open Subtitles | نعم,لا تـقلـقي لقد أعتنيت جيدآ به |
| Beşinci caddedeki sorunu hallettim. | Open Subtitles | أعتنيت بتلك المشكلة في الشارع الـ 5. |
| Sorun değil. Ben yemekleri çoktan hallettim. | Open Subtitles | ذلك جيد أعتنيت بالطعام مسبقاً |
| Adamın icabına baktım. Sıtma gibi görünecek. | Open Subtitles | أعتنيت بالزوج جعلته يبدو مثل الملاريا |
| Sen bunları benim yerime hallettin, dolayısıyla, teşekkürler. | Open Subtitles | بدلاً من ذلك , أعتنيت بالأمر مسبقاً . إذاً شكراً لك |