| Buralarda bir yerde olduğunu biliyorum, dostum. | Open Subtitles | ـ يجب إعطائي بعض المال الأن أعلم إنها في مكانٍ ما هُنا. |
| Bu yüzden şimdiden üçlü yapma konusunda rahat olmak istiyorum çünkü beni aldatmamasının tek yolunun bu olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لذا، أود أن أشعر بالراحة مع مجموعة ثلاثية الآن، لأنّي أعلم إنها الطريقة الوحيدة التي لن يخونني بها. |
| Hayır ama sana ihtiyacı var, olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لا ، لكنها بحاجة إليك أعلم إنها كذلك |
| Bunun bir çeşit uyarı olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنها نوعاً ما كانت إشارة تحذيرية. |
| Parti olduğunu biliyorum, gidip eğlensene. | Open Subtitles | أجل، أعلم إنها حفلة، اذهب واستمتع بوقتك |
| - Uzak ihtimal olduğunu biliyorum. - Uzak ihtimal Penelope Cruz'la yatmandır. | Open Subtitles | أعلم إنها فرصه ضعيفه - (الفرصة الضعيفه هي أن تنام مع (بينولبي كروز) يا (ماغي - |
| Ama yarın olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | و لكنى أعلم إنها ستحدث غدا |
| Zeki bir kız olduğunu biliyorum, Leo. Dönmüş olması lazımdı ama dönmedi. | Open Subtitles | أعلم إنها فتاة ذكية يا (ليو) كان من المفترض أن تعود للمنزل، ولكنها لم تعد |
| Bak senin davan olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | ،إسمعي أعلم إنها قضيتك |
| Burada olduğunu biliyorum. Onu görmek istiyorum. | Open Subtitles | أعلم إنها هُنا، أريد رؤيتها. |
| Berbat bir kadın olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنها فظيعة. |
| Ama gerçek olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لكن أعلم إنها حقيقية. |
| Oydu. O olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | إنها هي، أعلم إنها هي. |
| Kötü bir şok olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنها صدمة فظيعة. |
| - Ona ait olduğunu biliyorum, bana telefonunu göster! | Open Subtitles | - أعلم إنها منه ، أريني هاتفكِ - ... ... |
| Nerede o? Burada olduğunu biliyorum, Arthur! | Open Subtitles | (أعلم إنها هنا، (آرثر |
| Amelia ile bağlantısı olduğunu biliyorum ve onu bulmam gerekiyor. | Open Subtitles | أعلم إنها مُرتبطة بـ (أميليا) |