| Size söyledi mi bilmiyorum ama beni de yanında götürmek istediğini söyledi. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان قد أخبركِ بعد لكنه طلب مني المجيء أيضًا |
| Bunu yapan Bryan Purcell mi yoksa başkası mı yoksa sen mi bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان القاتل برايان برسيل أو أي شخص آخر أو أنت |
| İstemediğin için mi, yoksa yapamadığın için mi kaçık olduğun için mi, bilmiyorum. | Open Subtitles | الآن, لا أعلم إن كان لأنكِ لاتريدين ذلك, أو لأنكِ لاتستطيعين لأنكِ مجنونة لا أعلم |
| Dündü. Gerçekten etkilendim. Bunu açık bir forumda söyleyebilir miyim bilmiyorum | TED | ولقد انبهرت حقاً به. لا أعلم إن كان ينبغى ان أقول هذا فى منتدي عام، |
| Sizi anneniz olmadan burada tutabilir miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان بإمكانكم البقاء عندي أعني بدون أمك |
| Dünyanın birçok bölgesine gittim. Çukotka'yı duyanınız oldu mu bilmiyorum. Çukotka'yı duyan var mı? | TED | ذهبت الى جزء من العالم، لست أعلم إن كان أحدكم قد سمع بشكوتكا. هلم منكم من سمع بشكوتكا؟ |
| Paraşüt burada olup olmadığını bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان هناك مسعفين فى هذا العالم |
| Bir değişiklik yapar mı bilmem ama benim için top oynama zamanı geldi. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان ذالك سيحدث أي تغيير ولكن أظن أن الوقت قد حان لألعب كرة السلة |
| Randevuya gitmek iyi bir fikir miydi bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان الذهاب في موعدة كانت فكرة جيدة |
| Bizi vurur muydu yoksa sadece korkmuş muydu bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان سيطلق النار علينا أو أنه كان خائفا فقط |
| Bu psikiyatrinin bir zaferi olarak görülebilir mi, bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان بإمكانك أن تسميه انتصاراً لعلمالنفس. |
| İyi mi bilmiyorum ama bir haber var. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان سعيداً، لكننا توصلنا لشيء. |
| Oradaki geminin buna karşılık verir mi bilmiyorum ama elimizdeki tek şey şu anda. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان ذلك القارب هو الحلّ أم لا، ولكنّه شيء |
| Piyano için öğrenci kabul eder mi bilmiyorum ama tanıdıkları olabilir. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان يقبل تلامذة بيانو أم لا لكن لابد من أنه يعلم شخصا |
| Bir hata mı var yoksa başka bir şey mi bilmiyorum ama biz senin kan örneğini merkezde hiç almamışız. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان هنالك خطأ أو شيء آخر . لكننا لم نحصل على عينات دم منكِ في مركزنا . |
| Söyleyeceklerini dinleyeceğim. Ama yardım edebilir miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، سأستمع لما تقوله ولكن لا أعلم إن كان باستطاعتي المساعدة |
| Ted, tekrar gidebilir miyim bilmiyorum. Bu canımı çıkardı. Kinaye yapmıyordum. | Open Subtitles | تيد ، لا أعلم إن كان بإمكاني العودة هناك مجدداً ذلك يتعبني |
| Uygun olur mu bilmiyorum ama bugün onu hatırlamak için bir şey yapabilir miyiz? | Open Subtitles | لا أعلم إن كان الأمر مناسباً لكن هل تظن أننا نستطيع فعل شيء اليوم كي نتذكره؟ |
| İyi bir babaydım, fakat hala o tür arabalardan hoşlanıyor mu bilmiyorum? | Open Subtitles | .. أباًأفضل،لكن . لا أعلم، لا أعلم إن كان لا يزال يحب سيارات السباق |
| Jamal'la bir ilgisi olup olmadığını bilmiyorum ama her ne ise saklamaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | الآن لا أعلم إن كان للأمر علاقة بجمال لكن مهما يكن فإنك تحاول إخفاءه |
| Onlara vuruldum. Gözlerine mi kulaklarına mı bilmem. | Open Subtitles | وأحببتهم, ولا أعلم إن كان للأمر علاقة بأعينهم |
| Gerçek miydi bilmiyorum ama öyle söyledi. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان حقيقي , لكنه قال ذلك |
| Müzik kutusuyla ilgileniyor muydu bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان يكترث بشأن صندوق الموسيقى |