| Gün boyunca mağazada duruyorum... akşamları da Kızıl Haç için çalışıyorum. | Open Subtitles | خلال النهار, أبقي المتجر مفتوحاً وفي الليل, أعمل لصالح الصليب الأحمر |
| Kızılhaç için çalışıyorum ve fizyoterapistim. | TED | أعمل لصالح الصليب الأحمر وأنا معالج بدني |
| Hey, ufaklık. Kent Mansley. Hükümet için çalışıyorum. | Open Subtitles | أهلاً ، المحقق كنت مانزلي أعمل لصالح الحكومة |
| Onun için çalışmıyorum. İngiliz hükümeti için çalışıyorum. | Open Subtitles | لا أعمل لديه , أعمل لصالح الحكومة البريطانية |
| Gizli bir örgüt için çalıştığımı söylediğim zamanı? | Open Subtitles | أخبرتك أنني أعمل لصالح منظمة سرية؟ |
| Ben devlet adına çalışıyorum; belki yardımımız dokunabilir. | Open Subtitles | أعمل لصالح الحكومة،وربما بإمكاننا المساعدة |
| Hey, ufaklık. Kent Mansley. Hükümet için çalışıyorum. | Open Subtitles | أهلاً ، كنت مانزلي أعمل لصالح الحكومة هل أبويك بالمنزل ؟ |
| Görünüşe göre tüm olanlardan sonra hala Büyülü Olanlar için çalışıyorum. | Open Subtitles | فبعد كل هذا، يبدو أنني مازلت أعمل لصالح المسحورات |
| Sizin gibi insanların ve şirketlerin bir hiç uğruna sömürüp köle ettiğiniz bu genç kız gibi olan insanlar için çalışıyorum. | Open Subtitles | . أنا أعمل لصالح أناس مثل تلك الفتاة حتى لا يستطيع أمثالك .. مع مجموعاتهم أن يظلموهم و يقتلونهم . من أجل المال |
| Adım Jesse Porter, Bay Forte için çalışıyorum. | Open Subtitles | انا جايسي بورتر أنا أعمل لصالح السيد فورتي |
| Aslında gizli bir örgütte çalışırken başka bir gizli örgüt için çalışıyorum. | Open Subtitles | حسناً، في واقع الأمر أنا أعمل لصالح منظمة سرية داخل منظمة سرية أخرى |
| Ve ben, senin çalıştığın insanlar için çalışıyorum. | Open Subtitles | و أنا أعمل لصالح نفس الأشخاص الذين تعمل لديهم |
| Tıpkı sizinkiler için yaptığınız gibi ben de halkımın geleceği için çalışıyorum. | Open Subtitles | أعمل لصالح مُستقبل شعبي كما تفعلين من أجل شعبك |
| Stratejik Tehlike Müdahale Casusluk ve Lojistik Müdürlüğü için çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أعمل لصالح وكالة التدخل الإستراتيجي القومية قسم التنفيذ و اللوجستية |
| Son kez, ben devlet için çalışmıyorum. | Open Subtitles | للمرة الأخيرة .. أنا لا أعمل لصالح الحكومة |
| Tüm bu acılara rağmen değişen bir şey yok. İşte bu yüzden artık hükümet için çalışmıyorum. | Open Subtitles | كل تلك المعاناة ولا شيء تغيّر لذات السبب لم أعد أعمل لصالح الحكومة |
| Çizgi karakterler için çalışmıyorum. | Open Subtitles | أنا... لا... أعمل لصالح الشخصيات الكرتونية |
| Onlara Instagram için çalıştığımı söyledim. | Open Subtitles | قلت لهم أني أعمل لصالح انستغرام |
| William Stacks adına çalışıyorum ve o Annie'yi yemeğe çıkarmak istiyor. | Open Subtitles | أنا أعمل لصالح (ويل ستاكس) وهو يرغب في دعوة (آني) لتناول الغذاء. |
| Bruce Wayne'e çalışıyorum ben! | Open Subtitles | أنّي أعمل لصالح (بروس واين)! |
| Haklısın, şimdi NOB'da çalışıyorum çalışıyorum ve bu harika. | Open Subtitles | وأنت محق، أنا الآن أعمل لصالح إدارة مكافحة الخوارق |
| Ama genellikle en çok parayı veren için çalışırım. | Open Subtitles | لكن عادة أعمل لصالح من يدفع أكثر. |
| Gezi üç ve altı ay arası olarak planlanmıştı ve üç sene geçtikten sonra hâlâ Washington DC'de federal devlet için çalışıyordum çünkü devletin gerçekten de şu an teknologlara ihtiyacı var. | TED | إذن، وقعت عقد عمل من ثلاثة إلى ستة أشهر، وتقريباً بعد ثلاث سنوات، ظللت في واشنطن العاصمة، أعمل لصالح الحكومة الفيدرالية، لأن الحكومة فعلاً تحتاج إلى تقنيين في الوقت الحالي. |
| Eyalet başsavcısı için çalışıyorum ben! | Open Subtitles | أنا أعمل لصالح النائب العام للإتحاد |