| Bu uçurumu avlayıp boğazlarını kesmek diyelim. | Open Subtitles | أرى بأن نطارد هؤلاء المجانين و ننحر أعناقهم |
| Biz rakiplerimizi sırtından bıçaklamaz düğünlerde boğazlarını kesmeyiz. | Open Subtitles | نحن لانطعن أعدائنا في ظهورهم أو نقطع أعناقهم في حفلات الزفاف. |
| Seni almaya geldiklerinde zincirimi Boyunlarına dolayıp tüfeğini kapacağım. | Open Subtitles | عندما يأتوا لك سألف سلستي حول أعناقهم وأجر سيفه |
| Bazıları hala Boyunlarına büyücü doktorun tapıncaklarını takıyor. | Open Subtitles | بعضهم لازال يرتدي "صنم الطبيب الساحر" حول أعناقهم. |
| - Yakında, bütün dünya botlarımızı boyunlarında hissedecek. | Open Subtitles | قريباً سيشعر العالم كله بنعالنا فوق أعناقهم |
| Polis, cesetlerin boyunlarında delik izleri bulurmuş. Vampir gibi. | Open Subtitles | كانت الشرطة تجد جثامينهم وآثار الوخز على أعناقهم وكأنّها آثار مصّاص دماء. |
| Elindeki av bıçağı ile gırtlaklarını kesiyor,bir kulaktan diğerine kadar. | Open Subtitles | يَأْخذُ هذا السكينِ الصَغيرِ ويقطع أعناقهم من الأذن إلى الأذنِ الأخرى |
| Hapiste karısının boğazını kimin kestiğini öğrendi. | Open Subtitles | لقد وجد من قطع أعناقهم عندما كان في السجن |
| İnsanların... insan dişleriyle boyunları parçalanıyor? | Open Subtitles | أناس قد بترت أعناقهم عن طريق أسنان بشرية؟ |
| boğazlarını o kadar hızlı yırttı ki, hiçbiri çığlık atacak veya dua edecek zaman bulamadı. | Open Subtitles | مزّق أعناقهم بسرعةٍ كبيرة، بحيث لم تسنح لأحدهم فرصةٌ ليصرخ... أو يصلّي... |
| İnsanların elektriğini kesiyor evlerine giriyor ve boğazlarını deşiyor. | Open Subtitles | يقتحهم منازلهم , ويقطع أعناقهم |
| İnsanların elektriğini kesiyor evlerine giriyor ve boğazlarını deşiyor. | Open Subtitles | أعناقهم ويقطع , منازلهم يقتحهم |
| Lastiklerini, boğazlarını değil. | Open Subtitles | إطارات السيارة، وليس أعناقهم. |
| Doktorlardan biri kendi sözleriyle çocukların Boyunlarına ipi nasıl geçirdiklerini şöyle anlatıyor: | Open Subtitles | وقد وصف أحد الأطباء كيف قاموا بعدها بوضع الحبال حول أعناقهم... وحسب كلمات الطبيب حرفيا: |
| - Nasıl? Boyunlarına bombalı tasma takıyor. | Open Subtitles | يضع قنبلة على شكل طوق حول أعناقهم |
| Boyunlarına bombalı tasma takıyor. | Open Subtitles | يضع قنبلة على شكل طوق حول أعناقهم. |
| Ve hepsi bir kaç gün sonra ölü olarak ve boyunlarında ısırık izi ile bulundu. | Open Subtitles | وقد وجدت جميعا في عداد الأموات بعد أيام مع علامات عض على أعناقهم. |
| Onlar senin karşına boyunlarında idam kementleriyle getirilecek! | Open Subtitles | اريدهم ان يحضرو هنا بحبال حول أعناقهم |
| Söyleyebileceğin başka bir şey? Alınlarında ve boyunlarında bir işaret gördüm. | Open Subtitles | لمحتُ جزءً من جباههم و أعناقهم |
| Elindeki av bıçağı ile gırtlaklarını kesiyor,bir kulaktan diğerine kadar. | Open Subtitles | يَأْخذُ هذا السكينِ الصَغيرِ ويقطع أعناقهم من الأذن إلى الأذنِ الأخرى |
| - ...ve gırtlaklarını tekmelemek istemene yol açıyorlar. | Open Subtitles | -و تقْطيعُ أحشائهمً و دق أعناقهم . |
| Tek nefesi bile insana kendi boğazını kestirebilir. | Open Subtitles | و سيبدأ الناس حرفيّاً بحزّ أعناقهم |
| Ara sıra çocuklar da gelirler ve bana katılırlardı, izlerlerdi, ancak kısa süre sonra boyunları ağrırdı ve kaldırımdan uzaklaşarak bilgisayar oyunları oynamaya ya da insanlara sataşmaya giderlerdi. | TED | بين الفينة والاخرى كان يأتي الأولاد لينضموا الي في المراقبة لكن سرعان ماكانت تؤملهم أعناقهم ليذهبوا الى الممر الخشبي ليلعبوا ألعاب الفيديو ويختلطوا بالبشر |
| Bu gidişle herkesin boynuna bir zil taktıracağım. | Open Subtitles | أنا سأجعل الناس يرتدون أجراسًا حول أعناقهم |