| Günde en az iki kez seninle flört edemezsem kaşıntı tutuyor. | Open Subtitles | أنت تعلم عندما لا أغازلك هاتفياً على الأقل مرتين في اليوم أحصل على حكة بجميع جسدي |
| flört etmeye çalıştığımı nereden çıkardın? | Open Subtitles | مالذي يجعلك تعتقدين أني أغازلك ؟ |
| - Ne güzel. Daha önce Eric'in önünde seninle flört söylerken neyi kastettin? | Open Subtitles | ماذا كنت تقصد من قبل عندما قلت أنني كنت أغازلك فقط أمام (إريك)؟ |
| Edebilirim sohbet seninle Belki biraz da cilve | Open Subtitles | يمكنني أن أتحدث معك عزيزي وربما أغازلك قليلا |
| Sana asılmıyorum, seni tarihi eser şey. | Open Subtitles | أنا لا أغازلك أيها التحفة الأثرية |
| Size kur yaptığımı düşünüyorsanız, böbürlenmeye son verseniz iyi olur bence. | Open Subtitles | لو كنت تعتقد أنني أغازلك... فتوقف عن إطراء نفسك. |
| Barda olduğumuzu ve benim sana asıldığımı farzet. | Open Subtitles | مثلا، تظاهري أننا في حانة وأنا أغازلك |
| Hayır, özür dilerim. Sana asılmıyordum. | Open Subtitles | . لا ، أنا آسف لمْ أكُن أغازلك |
| Bu seninle flört etmek değildi. | Open Subtitles | أنا لم أكن أغازلك |
| Seninle flört ettiğimi mi sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقد أني أغازلك ؟ |
| Seninle flört etmiyorum. | Open Subtitles | إني لا أغازلك |
| Seninle flört ediyorum. | Open Subtitles | أنا أغازلك |
| Edebilirim sohbet seninle Belki biraz da cilve | Open Subtitles | يمكنني أن أتحدث معك عزيزي وربما أغازلك قليلا |
| Rahat ol. Sana asılmıyorum. | Open Subtitles | لا عليك لست أغازلك |
| Dur. Dwight, sana kur yapıyordum. Andy'yi kıskandırmak için seni kullanmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | توقف (دوايت) كنت أغازلك محاولةً إستغلالك ليغار (آندي) |
| Lynette, Bree'nin partisinde sana asıldığımı düşünüyor. | Open Subtitles | لينيت) تعتقد أنني أغازلك) (في حفلة (بري |
| Sana asılmıyordum. | Open Subtitles | أنا لم أكن أغازلك |