| Hemen üstlerinde yer alan kırmızı kumtaşıysa sanki yatay olarak yerleştirilmiş gibi. | Open Subtitles | و فوقهم تماما توجد طبقة من الحجر الرملي الأحمر المتراص أفقياً |
| Ama geçmişte bir ara kat kat biriken çökeltilerle okyanusun dibinde yatay olarak oluşmuş olmalı. | Open Subtitles | كانت في فترة ما في الماضي,في قاع المحيط وتشكلت من طبقات رسوبية تراصت أفقياً فوق بعضها مع الوقت |
| Makine, belgeleri dikey ve yatay olarak mini minnacık parçalara ayırıyor. | Open Subtitles | إنها تمزق الأوراق أفقياً و رأسياً إلى قطع دقيقة و صغيرة جداً. |
| Kubbe yuvarlak, hem yatay... | Open Subtitles | القبّة عبارة عن جسم كرويّ، وإنّها تتقلّص أفقياً وعمودياً... |
| Yarışçılar,mavi direklerden,yere paralel olarak ve kırmızı direklerden ise,dik bir şekilde geçmek zorundalar. | Open Subtitles | المتسابقون يجب أن يمروا من خلال الأبراج الزرقاء أفقياً ومن خلال الأبراج الحمراء بشكل حاد جداً |
| Kartuşun patlamasını önlemek için kilitleri yatay olarak çevir. | Open Subtitles | ... ولتجنب انفجار العبوه قم بدوران المقابض أفقياً |
| "Sanırım bu çubuğu yatay olarak kullanacağım." | Open Subtitles | أظن أنني سأستخدم ذلك الخط أفقياً |
| Hesapları yatay olarak karşılaştırırken fark ettiğim bir şey. | Open Subtitles | عندما كنت أقارن بين الحسابات أفقياً |
| - Sadece yatay olarak ilerleyebilirim. | Open Subtitles | - لا، يُمكنني أن أتقدّم أفقياً فقط - |
| Kutzal dağı yatay olarak ele geçirdim. | Open Subtitles | ! لقد غزوتُ الجبل المقدّس أفقياً |
| yatay olarak! | Open Subtitles | ! أفقياً! |
| Yaşam koçumun da dediği gibi hem yatay hem dikey olarak iyi durumdayım. | Open Subtitles | أنا جيد . كما يقول مدربي أفقياً وعامودياً . |
| Willie, bu sefer toprağa paralel olarak ilerlemeden önce 9 metre aşağıya ineceğiz. | Open Subtitles | ويلى" هذة المرة سنحفر للإسفل مباشرة 30 قدم" قبل أن نحفر أفقياً |
| Willie, bu sefer toprağa paralel olarak ilerlemeden önce 9 metre aşağıya ineceğiz. | Open Subtitles | ويلى" هذة المرة سنحفر للإسفل مباشرة 30 قدم" قبل أن نحفر أفقياً |