| Daha önce de evime girdi, kapımı kırıp bana saldırdı. | TED | لقد سبق أن أقتحم هنا من قبل، واعتقل بعد إعتدائه علي. |
| Komik kıyafetiyle evime girdi ve kasamı soydu. | Open Subtitles | مرتدياً ذلك الزى السخيف , أقتحم المنزل وفجر الخزنة وسرقها |
| İçeri zorla biri girmiş gibi bir hava yaratmaya çalışıyor. | Open Subtitles | هو يحاول أن يجعل الأمر كأن هناك شخصاً أقتحم المكان |
| Sizde evime girip yemeğimizi yiyen, şarabımızı içen yatağımızı kullanan insanlara mı inandınız? | Open Subtitles | وأنت تظن بأن أحدهم أقتحم منزلنا، شرب نبيذنا، وأكل أكلنا، وأستعمل غرفة نومنا؟ |
| -Zorla girmedim. Şimdi, yürü. zorla girmedin mi? | Open Subtitles | أنا لم أقتحم المكان ، والآن تحرك أنت لم تقتحم المكان |
| İçeri zorla giren her kimse, başka bir şeyler peşindeymiş. | Open Subtitles | مهما كان من أقتحم المكان فلقد كان هنا لشيئ آخر |
| zorla içeri giriyorum ve ilk gördüğüm adamın kıyafetini çalıyorum. | Open Subtitles | اضطر لأن أقتحم المكان وأسرق بعض الملابس من أول شخص أراه |
| Elçiliğe bir teröristin girdiğini söylüyorlar. Teslim etmemizi istiyorlar. | Open Subtitles | إنهم يدعون أن إرهابي قد أقتحم السفارة وهم بحاجة لأن نسلمه |
| Biri eve mi girdi yoksa kötü bir rüya mı gördünüz? | Open Subtitles | هل أقتحم أحدهم المكان أم كان لديك حلم سيء؟ |
| Kütüphanede kimsenin olmadığını düşünen bir haydut içeri girdi. | Open Subtitles | شرير ما أقتحم المكان و فى إعتقاده أن المكتبة خالية |
| Selam. Bir ekip gönderir misiniz? Pezevengin biri evime girdi de. | Open Subtitles | أنت هناك أرسل الشرطه لقد أقتحم سقمباج منزلى |
| Adam evime girdi. Gizli hayranlığın ötesinde bu iş. | Open Subtitles | الشخص أقتحم المنزل , لقد تحول من شخص معجب لملاحقّ |
| O köşeyi kurmak için eve zorla girmiş. | Open Subtitles | أقتحم لبناء ذلك المزار الباب الخلفي مسدود |
| Oh, biliyorum içeri girip aramamalıydım , beklemeliydim. | Open Subtitles | كان يجب ألا أقتحم عليها المكان كان من الأحرى أن أنتظر |
| Hatırlıyor musun, biri evime girip mektuplarımı çalmaya kalkmıştı? | Open Subtitles | يبدو ان هذه المرة شخص ما أقتحم منزلي و سرق بريدي؟ |
| CSISsunucusunaherkes ulaşılabilirken bile girmedim. | Open Subtitles | أنا لم أقتحم ملقم سي أس أي أس عنما كان متاحاً للجميع |
| İçeri zorla girmedim, Wade. Ben bir anahtar kullandım... kendi anahtarımı. | Open Subtitles | أنا لم أقتحم يا وايد لقد إستخدمت مفتاحاً... |
| Eğer o arabaya zorla giren sen olsaydın cesedi orada olabilirdi diye sürekli düşünüyorum. | Open Subtitles | ما زلتُ افكر بأنه لو كان أنت من أقتحم السيارة وكان يجب أن تكون هناك. |
| Kapatın şunu. İçeri giriyorum, kaçmıyorum. | Open Subtitles | أوقفوا ذلك أنا أقتحم المكان للدخول و ليس الخروج |
| Evimize kimin girdiğini buldunuz mu? | Open Subtitles | هل علمتم من الذي أقتحم منزلنا؟ |
| Bu herifin arabasına girmemi istediğinize inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنك تريد مني أن أقتحم سيارة الرجل |
| Sivri diş çetesi uyurken Kirova'nın ofisine girmem gerek, tamam mı? | Open Subtitles | لابد أن أقتحم مكتبها اليوم عندما يكون الجميع نياما ، حسنا ؟ |
| Evet. Geçen geceden önce, evinize daha önce girilmiş miydi? | Open Subtitles | قبل ليلة أمس هل أقتحم منزلك ؟ |
| ördek komutanı Willie Robertson,ile ve o partiye davetsiz katılacağım. | Open Subtitles | مع قائد البط (ويلي روبتسون) و سوف أقتحم تلك الحفلة |
| Bu yüzden evine girmeyeceğim! | Open Subtitles | لذلك لن أقتحم لمنزلك |