| Hayır, savunmaya yemin ettikleri yalanları ebedileştirmek ile... daha çok ilgilidirler. | Open Subtitles | لا، إنهم أكثر اهتماماً بإظهار الأكاذيب التي أقسموا على الدفاع عنها |
| Ölümüm için nasıl dua ettiklerini beni yerin altında görmeye ve papalık tahtına İspanyalı birini getirmemeye nasıl yemin ettiklerini duydum. | Open Subtitles | كيف كانوا يصلون من أجل موتي و أقسموا أن يدفنوني و لن يكون هنالك على عرش الباباوي من العرق الأسباني أبداً |
| Çoğu ordudan olan aşırı görüştekiler... öç almak için onu öldürmeye yemin etti. | Open Subtitles | المتطرفون، وهم في الغالب من الجيش أقسموا على الإنتقام بقتله |
| Lordumun içkisinden tatmaya ve bu salon üzerine çöken kabustan bizi kurtarmaya yeminli pek çok cesur adam geldi. | Open Subtitles | لقد جاء العديد من المحاربين الشجعان لتذوق شراب الملك اللذيذ والعديد منهم أقسموا بأنهم سوف يريحوننا من قاعة الكوابيس |
| Bağlayıcı, yeminli şahitli ve denetimli bir sözleşme. | Open Subtitles | الكل ملتزم ، أقسموا بشكل صحيح للشهود و صدقوا عليها |
| Kendisine bağlılık yemini etmeye gönüllü 51 kişiyi kaçırmış ve diğerlerini öldürmüş. | Open Subtitles | جميعهم أقسموا بالولاءِ له و قتلَ البقيّة |
| Büyük ihtimale o vakitler intikam yemini etmişlerdir. | Open Subtitles | على الأرجح في نفس الوقت الذي أقسموا فيه على الإنتقام. |
| - Bu insanlar siz doğmadan 200 yıl önce benim bir emrimle ölmeye ant içtiler. | Open Subtitles | هؤلاء الناس أقسموا ليعيشوا و يموتوا تحت أوامري، منذ مائتان سنة من قبل أن تولد |
| Kadehi bulmaya ve onu korumaya yemin eden üç şövalyeden sonuncusu. | Open Subtitles | الأخ الأخير من ثلاثة أخوة أقسموا أن يعثروا على الكأس و يقوموا على حمايته |
| Şimdi önce kaybedenin, bununla boğazını keseceğine yemin edin. | Open Subtitles | أقسموا الآن بأن الخاسرِ، سيحز رقبته بهذه |
| ÜIkeleri için canlarını vermeye yemin ettiler, tıpkı benim gibi. | Open Subtitles | لقد أقسموا علي أعطاء حياتهم لبلادهم, مثلي |
| Ihanet için böyle bir yaşta Yani sizi korumak için yemin olanlar tarafından. | Open Subtitles | هذا عمر صغير لتخان به من قبل هؤلاء الذين أقسموا أن يحموك |
| Ve bu cinayeti çözmeye yemin ettiler. | Open Subtitles | وهم أقسموا على أن يقوموا بحل الجريمة هذه |
| Bildiklerini gizli tutmak için yemin etti. | Open Subtitles | أقسموا اليمين أن يحافظوا على ما يعرفونه طي الكتمان. |
| Müdahale etmeyeceğine sadece izleyeceğine yeminli. | Open Subtitles | وقد أقسموا على ألّا يتدخلوا أبداً وأن يراقبوا فحسب |
| Unutma, Lana Lang'in atası ailenden intikam almaya yeminli. | Open Subtitles | ولا تنسي أجداد لانا لانغ أقسموا على أن تثأر من عائلتك |
| Müdahale etmeyeceğine sadece izleyeceğine yeminli. | Open Subtitles | وقد أقسموا على ألّا يتدخلوا أبداً وأن يراقبوا فحسب |
| Evet, FBI'da. yeminli polis memurlarının çalıştığı yerde. | Open Subtitles | نعم, في وكالة التحقيقات الفيدرالية, حيث الجميع قد أقسموا على تنفيذ القانون |
| Peki hepsi benim uğruma öldürme yemini etmiş Dothrakları gördün mü? | Open Subtitles | وهل رأيت الدوثراكي، جميع الذين أقسموا أنّهم سيقتلوا في سبيلي؟ |
| Ona sadakat yemini edin o da sizi bu cefadan kurtarsın. | Open Subtitles | أقسموا لها بولائكم، وستحرركم من الاضطهاد. |
| Dirilişim, bağlılık yemini edenler için güzel günlerin müjdecisi olacak. | Open Subtitles | ببعثي سيطع عهد جديد لكل من أقسموا لي بالولاء. |
| Onu korumaya ant içmiş 90 kızgın ronin. | Open Subtitles | , المرتزقة التسعون الغضبى أقسموا على حمايته |
| Şehir Nöbetçileri 2000 kişilik ve kralın huzurunu savunmaya yeminliler. | Open Subtitles | حراس المدينة عددهم ألفين حارس قوي و قد أقسموا على الدفاع على سلامة الملك. |