| Kalpleri hala hızla çarpıyordu ama bu çok daha sağlıklı bir damar profili. | TED | كانت ضربات قلوبهم مازالت سريعة، لكن هذا شكل أكثر صحة للقلب والأوعية الدموية. |
| Hart-MercerFarmasötik kendini dünyayı daha mutlu, daha sağlıklı yapmaya adadı. | Open Subtitles | صيدلية هارت ميرسر قررت أن تجعل العالم أكثر صحة وسعادة |
| Böylece araştırmam arıları daha sağlıklı bir hale getirmek üzerine yoğunlaştı. | TED | لذا فأبحاثي تركز على الوسائل التي تجعل النحل أكثر صحة |
| Siz stresi bu şekilde gördüğünüzde vücudunuz da size inanır ve stres tepkileriniz daha sağlıklı hale gelir. | TED | وعندما ستنظرون إلى الضغط بهذا الشكل، فإن جسدكم سيصدقكم، فتصبح استجابتكم للضغط أكثر صحة. |
| Daha güvenli, daha sağlıklı ve çocuklarımızı içerisinde yetiştirmeye değecek bir toplumumuz olurdu. | TED | سوف نحصل على مجتمع أكثر أماناً، أكثر صحة وجدير بتربية أبناءنا فيه. |
| Aslında, dünyada temel beslenme ihtiyaçlarını karşıladığı halde, gelişimi teşvik etmeyen bir diyet türü yok, ve çoğu bizimkinden daha sağlıklı olacaktır. | TED | في الواقع، لا يوجد نظام غذائي على الأرض يوفي بالإحتياجات الغذائية الأساسية ولا يعزز النمو، والكثير سيجعلك أكثر صحة مما عليه أطعمتنا. |
| Bu zamana kadar, hepsi ebeveynlerinin neslinden, sizin neslinizden daha sağlıklı görünüyor. | TED | وحتى الآن يبدو على أنهم أكثر صحة من أجيال آبائهم، ومن أجيالكم أيضاً. |
| İşin ilginç tarafı ise bir numaralı maymunun dört numaralı maymundan çok daha sağlıklı olması. | TED | والمثير في الأمر هو أن القرد رقم واحد أكثر صحة من القرد رقم أربعة. |
| Onu daha sağlıklı biri yaptıklarını düşündü. | TED | ظنّ بأنها كانت تجعل منه شخصًا أكثر صحة. |
| Basitçe, aynı diyetin daha kaba olması, daha iyi gelişmiş bir sindirim sistemi ve dolayısıyla daha sağlıklı bir hayvan sağlayacaktır. | TED | ببساطة حقيقة أن النظام الغذائي نفسه أكثر خشونة سيؤدي إلى جهاز هضمي أكثر تطوراً، وبالتالي حيوان أكثر صحة. |
| Bu bayan düşündüğünüzden çok daha sağlıklı birisi, doktor. | Open Subtitles | إن هذه السيدة أكثر صحة مما تعتقد يا دكتور |
| Araştırma sayesinde birçok hastalığın tedavisini keşfedebiliriz, insanlığı daha sağlıklı yapmak için... | Open Subtitles | عن طريق الأبحاث، نستطيع أن نعالج أمراض كثيرة، وجعل الجنس البشري أكثر صحة |
| Uzvu kesik olan birçok kimsenin bu zanlıdan çok daha sağlıklı psikolojileri var. | Open Subtitles | معظم من بتر أحد أطرافه لديهم نفسية أكثر صحة من هذا الجاني |
| Vejeteryan olmanın hep daha sağlıklı olduğunu düşünmüşümdür ama eti bırakamıyorum bir türlü. | Open Subtitles | أوه رائع، لطالما ظننت أنّ النباتيين أكثر صحة ولكن لم أستطع أن أكون مثلهم |
| Oğlumuz Nathan, sizin çok iyi olduğunuzu söyledi ve umuyordum ki Tom ve ben daha sağlıklı bir boşanma için uğraşabiliriz. | Open Subtitles | أبننا ناثان قال بأنك رائع وكنت آمل أنه توم وأنا يمكننا العمل نحو طلاق أكثر صحة |
| - Müşterilerimizin bazıları daha sağlıklı bir seçenek istiyor. | Open Subtitles | بعض عملائنا الصغار يفضلون خياراً أكثر صحة |
| Hayır, süt içebilirsin, çünkü daha sağlıklı. | Open Subtitles | لا، هل يمكن أن يكون الحليب، لأنه أكثر صحة. |
| Yaşamın sonundan başlangıcına kadar çabalarımın yönünü değiştirmenin daha sağlıklı olacağına karar verdim. | Open Subtitles | قررت أن الأمر سيكون أكثر صحة إذا أعدت توجيه جهودي من نهاية الحياة إلى بدايتها |
| Düşüncelerini ona söylemen daha sağlıklı olmaz mı sence? | Open Subtitles | حسنا، لا تعتقد انها تريد أن تكون أكثر صحة إذا قلت له ما هو يحدث معك؟ |
| Yetişkin bir adam olarak kendi evin olsa daha sağlıklı olmaz mı sence? | Open Subtitles | لا تعتقد انها تريد أن تكون أكثر صحة إذا كان لديك شقتك الخاصة، نمت الرجل؟ |