| Bir zamanlar kendi kendime Sixtus'ı ifşa ettiğimde rahata ereceğimi söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أخبرت نفسي أنه بمجرد أن أكشف عن (سيكستوس) سأشعر بالراحة |
| - Asla kaynaklarımı ifşa etmem. | Open Subtitles | -تعلمين أنني لا أكشف عن مصادري مطلقاً |
| Hiçbir bilgiyi ifşa etmeyeceğim. | Open Subtitles | أنا لن أكشف عن المعلومات. |
| İsimlerini açığa veremem, fakat serverlarından hırsızlık yapıldığını rapor edenin gizli bir federal kuruluş olduğunu onaylayabilirim. | Open Subtitles | لن أكشف عن أسمائهم ولكن يمكنني أن أؤكد أنها وكالة فيدرالية عالية السرية الذي أبلغت عن سرقتهم من أجهزتهم |
| Böylece, hiçbir şeyi açığa vurmuyorum. | Open Subtitles | بهذا، لا أكشف عن أي شيء |
| Bunun sıradan bir kontrol olduğunu sanmıyorum, Agent Bellamy, zaten hükümet sizi bunun için görevlendirmedi mi? | Open Subtitles | أعتقد أنه ليس ،)سبب مجئيك، عميل (بيلامي لذا أكشف عن غرضك ودعنا نتحدث حوله ؟ |
| Görünüşe göre bir mermi deliğini ortaya çıkarıyorum. | Open Subtitles | على ما يبدو، أنا أكشف عن فجوة رصاصة. |
| - Bir kaynağı asla açığa çıkarmam. | Open Subtitles | أنا لا أكشف عن مصادري إطلاقاً |
| Bunun sıradan bir kontrol olduğunu sanmıyorum ajan Bellamy zaten hükümet sizi bunun için görevlendirmedi mi? | Open Subtitles | أعتقد أنه ليس ،)سبب مجئيك، عميل (بيلامي لذا أكشف عن غرضك ودعنا نتحدث حوله ؟ |
| Tam aksine, ben kanıtları ortaya çıkarıyorum. | Open Subtitles | بالعكس، أنا أكشف عن الدليل |