| Neden? Çünkü senden hoşlanıyorum ve henüz yeni tanıştık. | Open Subtitles | لأنني منعجب بكِ و عندما ألتقيتُ بك أنك قد لفتِ إنتباهي |
| Dedenle de böyle tanıştık. | Open Subtitles | إنه المكان الذي ألتقيتُ بجدكِ. |
| Lena'yla lisede tanıştık. Okuldaki en güzel kız oydu. | Open Subtitles | ألتقيتُ بـ (لينا) لأول مرة في المدرسة الثانوية و بأمكانِك أن تتخيل ، لقد كانت أجمل فتاة في المدرسة |
| Bu şarabı ne zaman içsem çölde tanıştığım bir arkadaşımı hatırlıyorum. | Open Subtitles | عندما أشرب الخمر أتذكر صديق ألتقيتُ به في الصحراء |
| Bebeğim, içerideyken tanıştığım şu yatırım uzmanını hatırlıyor musun? | Open Subtitles | عزيزتي, هل تتذكرين مدير صندق التحويط الذي ألتقيتُ به بالسجن؟ |
| Bebeğim, içerideyken tanıştığım şu yatırım uzmanını hatırlıyor musun? | Open Subtitles | عزيزتي, هل تتذكرين مدير صندق التحويط الذي ألتقيتُ به بالسجن؟ |
| Daha yeni tanıştık. | Open Subtitles | ألتقيتُ بها للتو |
| Daha yeni tanıştık. | Open Subtitles | ألتقيتُ بها للتو |
| O kim? Trende tanıştığım bir çocuk. | Open Subtitles | ـ فتىٍ ما، لقد ألتقيتُ بهِ بالقطار |
| tanıştığım bir bayan. | Open Subtitles | مُجرد سيدة ألتقيتُ بها. |