| - Görev Yerlerinize. - Aşağı inin Profesör. | Open Subtitles | إذهبوا إلى أماكنكم إذهب للإسفل , أيها الأستاذ |
| Lütfen sigaralarınızı söndürün ve Yerlerinize geçin. | Open Subtitles | من فضلكم توقفــوا عن التدخين والزموا أماكنكم وأربطوا الأحزمة. |
| Bayanlar ve baylar, Lütfen yerlerinizi alın. Başlama zamanı. | Open Subtitles | السيدات والسادة, اجلسوا فى أماكنكم لو سمحتم حان الوقت |
| Çarpışmaya uygun oturma pozisyonu alın. yerlerinizi biliyorsunuz. | Open Subtitles | أريد أن تتخذوا أماكنكم استعدادا للقتال تعرفون أماكنكم |
| Hepinizden olduğunuz yerde kalmanızı istiyorum. Her an yardım gelebilir. | Open Subtitles | أريدكم أن تبقوا فى أماكنكم ستصل النجدة فى أى دقيقة |
| Herkes yerlerine. Yarış başlamak üzere. | Open Subtitles | توجهوا جميعاً إلى أماكنكم السباق على وشك أن يبدأ |
| Yerinizde kalın. Bitirmeden yanına yaklaşmayın. | Open Subtitles | ابقوا في أماكنكم ولا تقتربوا منه حتى ينتهي |
| Alfa Ekibi, park alanı etrafında Yerinizi alın. | Open Subtitles | إلى فريق ألفا، خذوا أماكنكم عند الطوق الأمني |
| Bebek ondaymış. Memeliyi görene kadar pozisyonunuzu değiştirmeyin. | Open Subtitles | لا تتركوا أماكنكم حتى تروا الفيل هو من يجب أن نفاجئ |
| - Teşekkürler, çok teşekkür ederiz. Şimdi Yerlerinize oturun. | Open Subtitles | شكرا لكم جميعا ، أرجوكم خذوا أماكنكم العشاء سوف يقدم الأن |
| Sizler için uzun bir gece olduğunun farkındayız, o yüzden eşyalarınızı yerleştirip Yerlerinize oturduğunuzda hemen kalkacağız. | Open Subtitles | سيداتي و سادتي، نعرف أنها كانت ليلة طويلة، لذا فاحزموا حقائبكم و خذوا أماكنكم بأسرع ما يمكنكم فسننطلق، شكراً لكم |
| Eminim ki bir açıklaması vardır. Oturun Yerlerinize. | Open Subtitles | أنا واثق بأن لديه تفسير لذلك اجلسوا في أماكنكم |
| Birinci sahne için yerlerinizi alın. | Open Subtitles | اعتلوا أماكنكم علي خشبة المسرح للمشهد رقم واحد. |
| Pekala baylar, yerlerinizi alın ve harekete geçin | Open Subtitles | حسنا,اتخذوا أماكنكم وقوموا بتحديد المواقع |
| "Ve sizin yüksek yerlerinizi yerle bir edeceğim." Ezekiel, altıncı bölüm. | Open Subtitles | "وسوف تدمر أماكنكم الرفيعة" حزقيال،الفصل السادس |
| Kaçmayın, durun olduğunuz yerde! İhtirasın borcu ödendi. | Open Subtitles | لا تهربوا وابقوا في أماكنكم لقد تحقق حلمنا |
| Eğer yardım gerekiyorsa, olduğunuz yerde kalın. | Open Subtitles | إذا كنتم في حاجة للمساعدة فرجاء البقاء في أماكنكم |
| Bulunduğunuz yerde olabilmek için 14 bin 400 kişi başvurdu. | Open Subtitles | أربعة عشر ألف وربعمائة طالب تقدمو الى أماكنكم هذه |
| O zaman neden üstüne kusasın? Tamam, Herkes otursun yerlerine. | Open Subtitles | إذاً لمَ ستفعلين ذلك؟ حسناً، الجميع، الزموا أماكنكم |
| AnlaşıIdı. Kırmızı Birim, Yerinizde kalın. | Open Subtitles | تلقيت هذا الوحدة الحمراء, أبقوا في أماكنكم |
| Yerinizi seçin, nefesinizi tutun ve birazcık hareket edin. | Open Subtitles | لذا اختاروا أماكنكم, خذوا أنفاسكم وتحركوا قليلاً |
| Bütün birimler, pozisyonunuzu koruyun. Beklediğimiz Lincoln değil. | Open Subtitles | كل الوحدات, قفوا في أماكنكم هذه ليست سيارتنا |
| Halkımızdan sakin olmalarını ve bir sonraki duyuruya kadar yerlerini terk etmemelerini rica ediyoruz. | Open Subtitles | .نرجوا من الجميع عدم الهلع والبقاء في أماكنكم حتّى إشعارٍ آخر |
| Yüzeye Hazır olun. Hazır durun. | Open Subtitles | إستعدوا للأرتفاع نحو السطح أتخذوا أماكنكم . |
| Lütfen yerinize kalın. Bu nöbet geçici. Hemen kendine gelir. | Open Subtitles | فلتبقوا في أماكنكم إنها وعكة قصيرة سيفيق منها بعد قليل |
| Her günkü işlerden biri. Şimdi Yerlerinizde kalabilirseniz... | Open Subtitles | إن هذا روتيني كليا لذا، إذا استطعتم البقاء في أماكنكم |
| Herkes yerini alsın! Harekete hazırlanın! | Open Subtitles | فلتجلسوا في أماكنكم , و تستعدوا للانطلاق |
| Bu ne vaziyet! Sıralarınıza geri dönün. | Open Subtitles | ماذا أصابكم إرجعوا إلى أماكنكم |