| Haydutlardan kaçmayı başarsam da atımı ve eşyalarımı bırakmak zorunda kaldım ve ormanda dolaşırken aniden Yüzbaşı Jack Randall tarafından saldırıya uğradım. | Open Subtitles | وبينما هربتُ من قطاع الطرق أُجبرت على التخلى عن أمتعتى وحصانى وعندما أختبئت فى الغابات |
| Tüm hazinemi ve eşyalarımı topladığım yerdir. | Open Subtitles | إنه المكان الذى أدفن به جميع كنوزى و أمتعتى |
| - Kiracım, kiracısına oda açmak için eşyalarımı dairemin arkasındaki sokak arasına bırakmış. | Open Subtitles | المستأجر ترك أمتعتى فى زقاق وراء الشقه ليفسح المجال لمزيد من المستأجرين |
| Ama ben bavulum için endişeliyim. Bütün evraklarınız içindeydi... | Open Subtitles | و لكنى قلق بعض الشىء على أمتعتى لأن بها كل أوراقى |
| Bekle. Ya düğün bavulum ne olacak? | Open Subtitles | مهلاً، ماذا عن أمتعتى المتطابقة؟ |
| Ben de toparlanıp Philly'den Manhattan'a taşındım. | Open Subtitles | لذا حزمت أمتعتى ورحلت من . "فيلى" إلى "مانهاتن" |
| eşyalarımı toplayacağım, taşınacağız, hep olduğu gibi. | Open Subtitles | سأحزم أمتعتى و سنتحرك، مثل كل مره. |
| eşyalarımı burada bırakmamın sakıncası var mı? | Open Subtitles | أتمانعون لو تركت أمتعتى هنا؟ |
| Az daha eşyalarımı unutuyordum. | Open Subtitles | لقد كدت أنسى أمتعتى. |
| eşyalarımı toplamalıyım. | Open Subtitles | . يجب أن أحزم أمتعتى |
| Ben de toparlanıp Philly'den Manhattan'a taşındım. | Open Subtitles | لذا حزمت أمتعتى ورحلت من . "فيلى" إلى "مانهاتن" |