| Katil zanlısı, ve herhangi bir katil değil, sevdiği Kızın annesinin katili. | Open Subtitles | متهم بالقتل, وليس أى قتل وفقط بل قتل أم الفتاة التى تحبها |
| Kızın annesinin izini sürmüşler ve kadın cesedi teşhis etmek için Washington'dan buraya geliyormuş. | Open Subtitles | وتوصلوا إلى أم الفتاة وهي قادمة من (واشنطن) لتتعرف على الجثة |
| Kızın annesinin izini sürmüşler ve kadın cesedi teşhis etmek için Washington'dan buraya geliyormuş. | Open Subtitles | وتوصلوا إلى أم الفتاة وهي قادمة من (واشنطن) لتتعرف على الجثة |
| Bu Bayan Holly, St. Mary's'deki kızın annesi bu da oğlu George. | Open Subtitles | هذه السيدة " هولى " أم الفتاة فى "سانت مارى " و هذا إبنها " جورج " |
| Hatırladığım kadarıyla kızın annesi bekârdı. | Open Subtitles | .. ما أذكره أن أم الفتاة كانت عَزَبَة |
| Kızın annesini, yemeğe götürmemi önerdi. | Open Subtitles | قالت أن علي أن أخذ أم الفتاة الى الغداء |
| - Kızın annesini almak için bir birim gönderdik. | Open Subtitles | - أرسلنا وحدة لتحضر أم الفتاة. |
| Hunt az önce telefon kullanarak küçük bir Kızın annesinin hayatını kurtardı. | Open Subtitles | كان منعش لقد أنقذ (هنت) أم الفتاة الصغيرة عبر الهاتف |
| Alexis, kızın annesi bana şantaj yapıyor. | Open Subtitles | لقد هددت من قبل أم الفتاة |
| Bir dakika Joanie'nin patakladığı kızın annesi mi yoksa? | Open Subtitles | أنتظري,أم الفتاة الّتي ضربتها جوني)؟ ) |
| Javed kardeşim, kızın annesi geldi. | Open Subtitles | أخي (جافيد), أم الفتاة وصلت |