| Senin bu kadar sevimli olduğuna inanamıyorum. Bu tür düşüncelerinin olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا فقط لا أستطيع تصديق كم محبوب أنت أنا لم أعرف بأنه لديك كل هذه المشاعر |
| Bu tip yerlerde boks olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف بأنه يوجد مباريات ملاكمة فى أماكن مثل هذة |
| Ama Mac-10'u olduğunu bilmiyordum, Sıradan bir silah taşıyor sanıyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف بأنه يحمل ماك -10. ظننت بأنه مسدس عادي |
| -Araban olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أوه , أنا لم أعرف بأنه لديك سيارة |
| Penguen olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف بأنه بطريق, حسنا"؟ |