| Evinin dekorasyonunu bakacak olursak böyle bir cinayeti işleyecek birine benziyorsun. | Open Subtitles | و بالحكم عن إختيارك للديكور هنا أنت تبدوا كشخص قادر على فِعل ذلك شيءٌ من هذا القبيل |
| Geçmişini arkasında bırakmakta güçlük çeken birine benziyorsun. | Open Subtitles | أنت تبدوا كشخص يواجه مشاكل في ترك الماضي خلفه |
| Babana benziyorsun. | Open Subtitles | أنت تبدوا كأبيك |
| Çok genç ve yakışıklıymışsın. | Open Subtitles | أنت تبدوا شاباً وأنيقاً جداً |
| Çok genç ve yakışıklıymışsın. | Open Subtitles | أنت تبدوا شاباً وأنيقاً جداً |
| Gözlerimi kıstığımda, aynen sonogram resmindeki gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | عندما أحدّق فيك، أنت تبدوا كصورتك الإشعاعيّة |
| Sen şeye benziyorsun... | Open Subtitles | ...أنت تبدوا مثل |
| Sen şu herife benziyorsun. Harold Saxon'a. | Open Subtitles | أنت تبدوا كذالك الرجل (هارولد ساكسون) |
| İşte. Tıpkı ona benziyorsun. | Open Subtitles | أنت تبدوا مثله |
| Finn, arılara basıyormuş gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | فين ، أنت تبدوا و كأنك تخطو على الفضلات |
| İnsan gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | أنت تبدوا كالإنسان |
| Sıkıntılı gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | أنت , أه , أنت تبدوا مضطرباً |