| Sana faydalı olur. Tamamen Yanılıyorsun canım. | Open Subtitles | أنت مخطئة يا عزيزتى إنه ليس جيداً بالنسبة لى |
| Yanılıyorsun.Rachel öldü.Ben oradaydım. | Open Subtitles | أنت مخطئة ، رايتشل ماتت كنت هناك عندما حدث الأمر |
| Sadece Bug için değil ve bir şey hakkında Yanılıyorsun. | Open Subtitles | ليس فقط من أجل باغ و أنت مخطئة بشئ واحد |
| Ama, tekrar gözlerime bakacağınız düşüncesiyle gülümsüyorsanız fena halde Yanılıyorsunuz. | Open Subtitles | على أية حال إذا أنت تَبتسمُي فكّريَ بالنَظْر في عيونِي ثانية أنت مخطئة بشدة. |
| Bu olamaz. Hatalısın. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك أنت مخطئة من الواضح |
| Karen ne gördüğünü bilmiyorum ama inan bana çok Yanılıyorsun. | Open Subtitles | كارن, لا أعرف ما تظنين أنك رأيته لكن صدقيني أنت مخطئة |
| Bu sefer Yanılıyorsun. Kimsenin yapabileceği bir şey yok. | Open Subtitles | هذه المرّة أنت مخطئة ليس هناك مايمكنك فعله |
| Hayır, hayır, tatlım, Yanılıyorsun bu konuda. | Open Subtitles | لا، لا يا حبيبتي أنت مخطئة هنا |
| Ölümden sonra olacaklar konusunda Yanılıyorsun. | Open Subtitles | أنت مخطئة بشأن ما يحدث بعد وفاتك |
| Ben de, "Ölümden sonra olacaklar konusunda Yanılıyorsun." dedim. | Open Subtitles | لذلك قلت لها "أنت مخطئة بشأن مايحدثبعدوفاتك" |
| İnsanlardan çok farklı olduğumuzu düşünerek Yanılıyorsun. | Open Subtitles | أنت مخطئة بظنّك أننا مختلفون عن البشر. |
| İşte orada Yanılıyorsun çünkü tamamen rehabilite olmanızı sağlamak için kendimi bu işe adayacağım. | Open Subtitles | في هذه أنت مخطئة, لأنني قد وجدت شيئًا أكرّس نفسي له... وهو أن أضمن لكم إعادة تأهيل كاملة وتامّة. |
| Yanılıyorsun geri zekalı. | Open Subtitles | . أنت مخطئة يا أيتها البنطال الغبي |
| - Bunu yapmakta yanılıyorum... - Bunu yapmakta Yanılıyorsun. | Open Subtitles | إذا كنت مخطئة في فعل هذا - أنت مخطئة في فعل هذا - |
| Yanılıyorsun India. | Open Subtitles | أنت مخطئة يا إنديا |
| Yanılıyorsun. Bilmiyorsun. | Open Subtitles | أنت مخطئة أنت لا تعرفين |
| Yanılıyorsun. Bu kez başarısızlık olmayacak. | Open Subtitles | أنت مخطئة في تلك النقطة. |
| - Yanılıyorsun. Bir şey yoktu. | Open Subtitles | أنت مخطئة لا يوجد شيء |
| Monarşiyi istediğim için buraya geldiğimi düşünüyorsanız Yanılıyorsunuz. | Open Subtitles | أنت مخطئة إذا اعتقدت انني جئت لأنني اؤيد الملكية |
| Yanılıyorsunuz hanımefendi. Devran tersine döndü. | Open Subtitles | أنت مخطئة يا سيدة هذه المرة سيكون الدور عليك |
| Tüm bu durumu doğru değerlendirmediğinizden endişeliyim. - Bu konuda Yanılıyorsunuz. | Open Subtitles | يقلقني أنك لا تفكرين بهذا بدقة - حسناً، أنت مخطئة بهذا - |
| Bu olamaz. Hatalısın. | Open Subtitles | لا يمكن ذلك أنت مخطئة من الواضح |