"أنك تكره" - Traduction Arabe en Turc

    • nefret ettiğini
        
    • nefret ediyorsundur
        
    • nefret ediyor
        
    • nefret ediyordun
        
    • nefret ediyorsun
        
    • nefret ettiğinizi
        
    Onu görmeyi neden kabul ettiğini bilmiyorum. Ondan nefret ettiğini söyleyip durursun. Open Subtitles لا أعرف لماذا وافقت على رؤيته على أي حال, فقد ظللت تقول أنك تكره ذاك الرجل
    Bill, lütfen bana kızma ama,... bunu sormamdan nefret ettiğini de biliyorum... Open Subtitles بيل ، أرجوك لا تغضب مني ... أعلم أنك تكره حين أسألك
    İyi de bizim çocuklarımız diğer çocuklar gibi değil, ve bundan da nefret ettiğini biliyorum. Open Subtitles حسن ، أطفالنا ليسوا كالآخرين ، وأعرف أنك تكره هذا أيضا
    Bahse girerim şu anda tüm Meksikalılardan nefret ediyorsundur. Open Subtitles ـ أعتقد أنك تكره المكسيكيين الآن يا رفاق ..
    Eminim tüm dünyanın sevdiği filmlerden nefret ediyorsundur. Open Subtitles أراهن أنك تكره الأفلام المحبوبة من الجميع
    Örümceklerden benden fazla nefret ediyor olmalısın. Open Subtitles لابدّ أنك تكره العناكب أكثر مما أكرهها أنا
    Hani P.A. olmaktan nefret ediyordun? Open Subtitles كما تعلم , ظننت أنك تكره عملك كخادم
    Kendinden bile nefret ediyorsun. Open Subtitles لم تحب أحدا قط في حياتك حتى أنك تكره نفسك
    "Babam, futboldan nefret ettiğinizi söyledi ama." dedi. Open Subtitles فقال : بلى والدي يقول أنك تكره كرة القدم
    Bilirsin, bazen iyi bir sınıfa geçmek için babandan nefret ettiğini söylersin veya biraz para almak için onu sevdiğini söylersin. Open Subtitles أحياناً عليك ان تقول أنك تكره أبيك لتحصل على درجة جيدة أو تحبه لتحصل على بعض المال
    İngilizlerden nefret ettiğini söylüyorsun ama yine de onların yanında savaşmak için gönüllü oluyorsun. Open Subtitles لقد أخبرتني أنك تكره الإنجليز, وما زلت ستتطوع لتقاتل معهم
    Bu partilerden nefret ettiğini biliyorum ama albümü satman gerek. Open Subtitles أعلم أنك تكره تلك الحفلات ولكن يجب عليك أن تبيع تسجيلاتك
    Bak, bundan nefret ettiğini biliyorum, Ope ama bir bilemedin belki iki yıl daha bu işi yapabilirim. Open Subtitles أعرف أنك تكره ذلك لكن لدي ربما سنة في هذا المجال
    Anlamıyorum, bütün bunlardan nefret ettiğini sanmıştım. Open Subtitles أنا لا أفهم, ظننت أنك تكره كل هذه الأشياء
    Çünkü, senin de düğünlerden nefret ettiğini biliyorum. Open Subtitles لأنه، وأنا أعلم أنك تكره حفلات الزفاف بقدر ما كنت تفعل.
    İşten nefret ettiğini ve sırf benim ya da bizim için durduğunu söyledin. Open Subtitles قلت بنفسك أنك تكره عملك وتقولها فقط بسببي أو بسبننا
    Yani Edmonton Oilers'dan nefret ediyorsundur. Open Subtitles و هذا يعني أنك تكره فريق "إدمونتون أويلرز"
    Böyle yapılmasından nefret ediyorsundur kesin. Open Subtitles لذيذ أراهن أنك تكره هذه الحركة
    Yani Edmonton Oilers'dan nefret ediyorsundur. Open Subtitles و هذا يعني أنك تكره فريق "إدمونتون أويلرز"
    Sen Spike, eski bir SAS olduğunu kabullenmekten nefret ediyor musun? Open Subtitles و أنت يا "سبايك" رغم أنك تكره أن تقر بهذا لكنك قوات خاصه سابق
    Üzgünüm bundan nefret ediyordun. Open Subtitles اوبس.آسفة أعرف أنك تكره هذا
    Jack, biliyorum, sanat görüşüne ihanet etmekten nefret ediyorsun ama sık dişini. Open Subtitles أعرف أنك تكره خيانة رؤيتك الفنية ولكن زاول وظيفتك وحسب
    Hayır Bay Monk, bunu asla yapmam. Partilerden nefret ettiğinizi biliyorum. Open Subtitles لا، سيد، (مونك) لن أفعل ذلك ابداً أعلم أنك تكره الحفلات

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus