Tek bir belgesel yapmak için orada olduğumu, sonra dünyanın başka bölgelerine gideceğimi düşünüyordum | TED | كنت أعتقد أنني هناك لأنتج فيلماً وثائقياً واحداً وبعدها سأنتقل إلى جزء آخر من العالم. |
Elimi uzatıp, ona dokunup orada olduğumu hayal ederdim. | Open Subtitles | ثم أصل تحته ألمسه فقط ثم .. أحلم أنني هناك |
Birkaç saat sonra ise ergenler benim orada olduğumu keşfetti. | Open Subtitles | و بعد بعض الساعات لاحقاً المراهقين أكتشفوا أنني هناك |
Orada olmak gibi bir şey. | Open Subtitles | كما لو أنني هناك |
Orada olmak gibi bir şey. | Open Subtitles | كما لو أنني هناك |
orada olduğumu bildiğini bile sanmıyordum ben. | Open Subtitles | لم أظن أنك حتى عرفتِ أنني هناك |
Jenna'nın, orada olduğumu bilmesini istemediğimden öyle dedim. | Open Subtitles | لقد قلت ذلك وحسب لأني لم أرد أن تعرف (جينا) أنني هناك |
orada olduğumu söyle. | Open Subtitles | أخبريه أنني هناك. |
Sonra Morgan'ı gördü ve orada olduğumu bile unuttu. | Open Subtitles | ثم رأى (مورغان) و نسي أنني هناك |