"أنها فقط" - Traduction Arabe en Turc

    • Sadece bir
        
    • Bu sadece
        
    • O sadece
        
    • - Sadece
        
    Bak, onu düşünüyor olsan da, Sadece bir şişedir belki. Open Subtitles إسمع، إما أنك قمت بتعليمها جيداً أو أنها فقط زجاجة
    Söylene şey o Sadece bir üstveri, üstveri.... ve Vatanseverlik Yasası Bölüm 215 adlı bir özel hukuki otoriteden bahsediyorlar. TED قالوا أنها فقط بيانات وصفية وهم يتحدثون عن سلطة قانونية تسمى المقطع215 من قانون الباتريوت.
    Bak, bu Sadece bir oyun, Luke. Jordan bile ilk profesyonel maçında berbat oynamıştır. Open Subtitles أنظر , أنها فقط مباراه واحده يا لوك حتي جوردون لعب مباره سيئه في مباراته الاولي
    Bu sadece onların güzelliklerine güzellik katmaya hizmet eder. Sonları çok kötü biter. Open Subtitles أنها فقط تساعدهم علي جعلهم أكثر جمالاً، لينتهي الامر بصورة سيئة
    Ona inanıyordu sadakatsiz, her ne kadar O sadece yanlış vardı bir mendil. Open Subtitles هو أعتقدها غير مخلصة , بالرغم من أنها فقط أخطأت وضع مكان منديل
    - Sadece birkaç kıl baba, büyütecek birşey yok. Open Subtitles أنها فقط قليل من الشعر، أَبّي لَيسَت بالمشكلة الكبيرةِ.
    Ben onun Sadece bir efsane olduğunu sanıyordum, ama kokaçlar asla yalan söylemez. Open Subtitles لقد كنت أعتقد أنها فقط أسطورة لكن المجسات لا تكذب أبداً
    10.000 dolar sizin için önemli mi, yoksa Sadece bir oyun mu? Open Subtitles 10.000 دولار لا تعني لك الكثر . أليس كذلك ؟ أنها فقط لعبة
    Sadece bir parça altın, hepsi bu kadar. Open Subtitles أنها فقط قليلاً من الذهب، هذا كل ما.
    Sadece bir refleks. Merak etme. Open Subtitles يا الهي أنها فقط ردة فعل عصبية
    Hayır, Sadece bir kaç milyon ders daha. Open Subtitles بل أنها فقط أشبه بملايين الدروس لنذهب
    Bu sadece yarışmadaki güvenlerini sarsar ve iyi şarkılarını iyi söyleyemezler. Open Subtitles أنها فقط ستزعزع ثقتهم في المسابقة الوطنية و لن يؤدوا بشكل جيد.
    "Eh, dürüstlük acımasızdır." "Demek ki Bu sadece dürüstlük..." Open Subtitles حسناً، الصراحة قاسية إذا أنا أفترض أنها فقط الصراحة
    Ama korkmayın, Bu sadece toksinlerin bedeni terk etmesinin tesiri. Open Subtitles لكن كن مطمئناً، أنها فقط السموم تغادر الجسم
    Bak, Bu sadece zaman kazanmak için bir hile. Open Subtitles انظر، أنها فقط وسيلة لكسب الوقت
    Bak, Bu sadece formalite icabı, Ted. İşini tekrar alacaksın. Open Subtitles أنظر أنها فقط مقابلة شكلية لتسترجع عملك
    O sadece benim annem. Devam edelim. Open Subtitles أستمر بالذهاب أنها فقط أمي، أستمر بالتحرك
    Evet, önemsediğine eminim. Bence O sadece... Open Subtitles نعم, أنا متأكدة أنها تهتم أعتقد أنها فقط..
    - Sadece 3 hafta, Lucas da benle gelebilir. - Lucas hiçbir yere gitmiyor. Open Subtitles أنها فقط لمدة ثلاثة أسابيع، ولوكاس يمكن أن تأتي معي.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus