"أنه يعرف" - Traduction Arabe en Turc

    • olduğunu biliyor
        
    • biliyormuş
        
    • biliyordu
        
    • biliyordur
        
    • bilir
        
    • bildiğini
        
    • tanıyor
        
    • olduğumu
        
    O artık küçük bir çocuk değil. Burasının ne olduğunu biliyor. Open Subtitles أنه لم يعد طفلاً بعد الآن أنه يعرف ما هذا المكان
    Kim olduğunu biliyor, daha doğrusu eskiden kim olduğunu biliyor. Open Subtitles . إنه يعرف من أنت أو ربما ينبغي القول أنه يعرف ماذا كنت
    Adam emeklilik fonu hakkında gerçeği biliyormuş. Open Subtitles هذا الشخص قال أنه يعرف ماذا كان يحدث مع صندوق المعاشات التقاعدية.
    Sizin bu şımarık, koca bebek! Bir şeyler olacağını biliyordu. Open Subtitles ذلك طفلك المدلل الكبير يبدو أنه يعرف شيء
    Evet, herkes duydu ama senin gibi güçlü bir adam bir şeyler biliyordur. Open Subtitles نعم، حسناً،الجميع سمع به لكن، رجل قوي مثلك لا بد أنه يعرف شيئاً
    O avukat ve yani, ne yapılacağını bilir diye düşündüm. Open Subtitles إنه محام, وقد ظننتُ أنه يعرف ماذا يجب أن نفعل.
    Her insan aşkı bildiğini sanır aşk, öğrendiğimiz üzere, bir gizemdir. Open Subtitles كل رجل يظن أنه يعرف الحب الحب الذي تعلمناه هو لغز
    Kanserli herkesi tek tek tanıyor ve anlatmak için fırsat kolluyor sanki. Open Subtitles كما لو أنه يعرف كل من مرض بالسرطان و يتحرق شوقاً لإخباري
    Dostumuz, ya çok şanslı ya da keskin nişancı yerinin nasıl olduğunu biliyor. Open Subtitles صديقنا لابد من أنه محظوظ أو أنه يعرف كيف يبدو محدد الأصوات
    Yani Javier senin en sevdiğin çiçeğin lale olduğunu biliyor. Open Subtitles ماذا؟ إذا خافير صادف أنه يعرف أن زهرتكِ المفضلة هي التوليب
    Aslında beynimizin hangi kısmında olduğunu biliyor. Open Subtitles و يعتقد أنه يعرف تحديداً في أي فص من الدماغ
    Sizin sadece Haven Herald'ın sahibi olmakla kalmayıp Haven'daki ticari menkullerin yarısının size ait olduğunu biliyor mu? Open Subtitles هل تعتقدان أنه يعرف أنكما لا تملكان صحيفة هيفان فقط بل نصف العقارات و الإعلانات في هيفان ؟
    Sanki burayı çok iyi biliyormuş gibi davranıyordu. Open Subtitles وأخذ يطرق الباب كما لو أنه يعرف المكان جيداً
    Sanki burayı çok iyi biliyormuş gibi davranıyordu. Open Subtitles وأخذ يطرق الباب كما لو أنه يعرف المكان جيداً
    Bu işe beni her kim bulaştırdıysa, CTU'daki geçmişimi biliyormuş. Open Subtitles حسناً، الشخص الذي يريد توريطي في هذا لابد أنه يعرف تاريخي مع الوحدة
    ...ne yaptığını kesinlikle biliyordu demektir. Open Subtitles وهذا يعني أنه يعرف بالضبط ماذا يفعل هذا ما يعني
    Mello bütün bunların olabileceğini biliyordu. Open Subtitles ميلو كان يبدو أنه يعرف بما ستؤول إليه الأمور
    Hadi ama nerede görev yaptığını bildiğine göre nerede oturduğunu da biliyordur. Open Subtitles أوو هيا , إذا يعلم أين كنتي عندما عينوكي في العمل أنا على يقين من أنه يعرف تقريباً المكان الذي تعيشين فيه
    Eminim ki biliyordur. Gündem yaratmıştı. Open Subtitles أنا متأكد بأنه من المحتمل أنه يعرف, إنه على القائمة
    Yaşlı Nick için endişelenme. O, ne yaptığını iyi bilir. Open Subtitles لا تقلق على نيك العجوز أنه يعرف ما يفعله
    Ama bir şey bildiğini düşünüyorsun ve bu yüzden onunla konuşmak istiyorsun. Open Subtitles حسنا, ولكن هل تعتقدين أنه يعرف شيئاً لهذا السبب تريدين التحدث معه
    Filmde küçük bir katkısı olan birini tanıyor. Open Subtitles أنه يعرف الرجل الذي عمل شيئاً فشيئاً في الفيلم
    Benimle hamile olduğumu bildiği halde evlendi. Open Subtitles لقد تزوجني بالرغم من أنه يعرف أنني كنت حبلى

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus